logo

ŞERİAT ; DEMOKRASİ SÖZCÜĞÜNÜ YASAKLAMIŞTIR...

"Kah çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi

Kah inerim yeryüzüne,seyreder alem beni"....

 

diyen ünlü ozanın ilk mısrasından hareketle, bizde çıkalım gökyüzüne de,seyredelim bakalım dincilerin demokrasi havariliğini....

 

Yıllar önce, Reha Muhtar"ın "Ateş Hattı" gibi bir tartışma programı vardı...Bugün gibi anımsıyorum zira aylarca tüm uykularımı haram etmişti bana...

 

Karşılıklı iki masa..Birinde türbanlı dinci takımı,diğerinde ise Atatürkçü kadınlar....

 

Tartışmalar devam ederken ve giderek sertleşirken, dinci kesim, türbanın faziletlerinden (!) vede gerekliliğinden söz ederek, Kur"ana dayalı bir yönetimde insanların daha mutlu yaşayacaklarını vede hırsızlık,zina,hortumculuk gibi rezilliklerin yaşanmayacağını vede insanların özgürce ibadet edebilecekleri bir düzene kavuşabileceklerini bazı "Hadis"ler den ve de Ayetlerden örnekler vererek fikirlerini savunmaya çalışıyorlardı....

 

Sıra Atatürkçü bir bayana geldiğinde, sözü uzatmadan, Atatürkçülüğü anlatma gayretkeşliğine düşmeden, fikirlerini sorgulama yöntemiyle açıklıyordu...

 

Diyordu ki ; "Dindarları tenzih ediyorum ama tüm dinciler yalancı ve sahtekarlardır..Türban, Erbakan"ın uydurduğu bir saçmalık olduğunu sizler bizlerden iyi bildiğiniz halde, türbanı dinin içine hatta Kur"anın içine sokmakta hiç sakınca görmüyorsunuz..Buradan da anlaşılıyor ki, sizler Allah"a ,bizim kadar inanmıyorsunuz...İnansaydınız, O"nun emri denilen ayetleri çarpıtmazdınız...Mutlu yaşamak derken, özgür olmayan insan, mutluluk kavramını bilmez..Öğretilerini vede yöneticilerini sorgulamayı aklına bile getirmeyenlerin oluşturduğu topluluğa, sadece koyun sürüsü denir ki, önüne suyla otu koyarsanız illaki mutlu olacaktır...Ancak, yönetime biat edilen bir toplumda Demokrasinin varlığından söz etmek utanç vericidir..

Ayrıca, bu ülkede ibadetin özgürce yapılmadığını söyleyebilmek için insanın sizin gibi dinci olması ve vicdanı olmaması gerekir...Zinaya gelince, o konuda sizlerin elinize su bile dökemeyiz...!!!"

 

İşte tam bu sırada dinleyici sıralarından bir bayan bir soru sordu :

 

"İslamiyetin faziletlerinden ve müslümanlığın güzelliklerinden söz ederken, neden Sivas Katliamından ve kendileri gibi düşünmeyenleri yakanlardan söz etmiyorsunuz ?"

 

Ve beni uykusuz bırakan söz işte o anda türbanlı bayanın ağzından döküldü.....

 

" BİZ MÜSLÜMANLAR ne zaman böyle bir açık oturuma katılsak, hep bu soruya muhatap oluyoruz...Eğer müslümanlar tahrik edilmemiş olsalardı, böyle bir olay yaşanmazdı" dedi ve akıl sağlığım zarar gördü...

 

Evet, kafasına takke takanlar "müslüman" dılar ama kendisine o soruyu soran kişinin İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi olması bile müslüman olmasına yetmiyordu...

 

Ve yine can alıcı bir konuya geldik...Dinci bayanlar, ülkemizde demokrasi olduğunu ve kendi eylemlerinin de demokrasinin izin verdiği ölçüde olduğunu vede şeriatla yönetilen bir din devletine kavuşana kadar demokrasi içinde mücadele edeceklerini söylediklerinde, muhatapları olan bir bayan, Emine Şenlikoğlu"na bir soru yöneltti ve yanıtının net olmasını istedi....

 

"Diyelim ki, sizin istediğiniz bir düzen geldi...Ancak, aradan zaman geçti ve bizler bu düzene alışamadık ve demokrasi istedik, özgürlük istedik ve dini dayatmalardan çıkarak uygarca yaşamak istediğimizi dile getirmek için sizler gibi mitingler düzenlemek istedik...Bunları yapmamıza izin verilecek mi ?"...

 

Şenlikoğlu"nun yanıtı...

 

" Hayır....Bir din devletinde yönetime baş kaldırmak veya demokrasi adına bazı taleplerde bulunmak mümkün değildir...Yönetimin vede ulemanın sözleri geçerlidir ve bizlere de uymak düşer" ....!!!

 

Bizler, emperyalizmin kuklası Recep efendinin öncülüğünde, Şenlikoğlu"nun istediği düzene doğru mu gideceğiz, yoksa Atatürk"ün çizdiği ve gösterdiği çağdaş uygarlık yoluna mı gideceğiz, işte bunu da bizlerin yılgınlığa ve umutsuzluğa düşmeden vereceği savaşım belirleyecek...

 

Ve bu savaşı, kırk parçaya ayrılmış yamalı bohça gibi mi vereceğiz, yoksa elele tutuşmuş ve tün siyasi görüşleri ve de eksiklikleri ıskalayarak

 

""MEVZUBAHİS OLAN VATANSA, GERİSİ TEFERRUATTIR"" mı diyeceğiz ?

 

Mustafa Kemal Atatürk öyle diyordu ama belki de yanılıyordu...!!!

 

Ne dersiniz ?

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.