logo

İSLAMIN VE KUR'ANIN PEYGAMBERİ KİMDİR?

İslam ve kuranın söz de Peygamberi Muhammed kimdir ?

Öncelikle şunun vurgulayalım.

Kuran'ın iddasının aksine
Arkeolojik bulgular; taşlara tabletlere yazılan vs
tarihsel ve kronolojik kayıtlar , kazılardan çıkarılanlar
Akademik camiasına bambaşka şeyler anlatmaktadır. 
Bu bulgular bugün hala akademi çevrelerinde tartışılmaktadır.
Ve üzerine yüzlerce bilimsel metotlara dayanan tez onlarca kitap yazılmakta
*
Tüm bu yapılan çalışmaların ışığın da 
ortaya konan bir gerçek var
Nedir bu gerçek ?
(Kuran ve islam tarihi; yalanlar üzerine inşa edilmiş.)
Bu şüphe götürmeyecek kadar bilimsel anlam da yeterliliğe sahiptir..
Çünkü bunu doğru olduğuna dair binlerce akademik litaratüre sahip bulgular tezler var.
Bunlar bir çırpı da topluma anlatılacak şeyler değil
Tarih dediğimiz olgunun somut ve soyut kanıtlarını 
Halka; al bu kanıt diyemezsiniz 
Çünkü bu dinin kapsadığı toplumlar bunu analiz edecek yeterlilikte değildir.
Ancak , bu gerçekler basit bir dille işin uzmanları tarafında
halka izah edilebilir. Kısmen de edilmekte...
Bunun için; konsersus edilmiş bir çalışma yoktur
Bireysel anlam da aktarım söz konusu sadece
Bunun nedeni başlı başına ayrı bir konu 
Jeopolitik ve siyasal açmazlar var 
Egemenler destek olmadığı gibi buna engel olmakta zorluk çıkarmaktadır.
Yani devletlere egemen olan siyasal yapı ve ona bağlı olan uzantıları , böyle bir şey istemiyor.
*
Bu yüzden bu gibi çalışmalar amatör seviye de kalmakta
Bizler de bilgi sahibi oldukça bunları rasyonel şekil de 
izah yoluna giriyoruz
*
Şimdi gelelim İslam Peygamberi Muhammedin kim olduğuna
Muhammedin yaşamına dair islam kaynaklarına başvurduğumuz da
Elimiz de tek kaynaklar TABERI ve BUHARİ
*
Taberi ve buhari üzerinden bu olayları okuyoruz. 
Bin yıl boyunca da bu kaynaklar kullanılmış. 
Şimdi onbinlerce eser var ortalıkta 
Muhammed ile ilgili öyküler de ; süt annesi, damadı, kızı osu busu. Bin yıl boyunca bu eserlerden alınmış. 
Bin yıldır yazılan bu onbinlerce eserin tek kaynağı şudur. 
O da Taberi'nin "Tarih er-Rusül ve'l Muluk ve'l Hulafa" adlı eseri. 
İlginç olan bu eser Arapça ve İngilizce vardır ama Türkçe yoktur. 40 ciltlik bu eseri Türkler bilmez
Dikkat! Taberinin kendisi yok tefsiri vardır
İkisini birbirine karıştırmayın. 
Muhtasarıdır yani tam orjinali bugune kadar cevrilmemiştir.
*
Oysa yüzbinlerce ilahiyatcı var 
Düşünebiliyormusunuz koskoca islam aleminin kaynağının duru bu

Bu durum için; bir makalesin de Sayed Monem 
" Diyanet istemez bu kitabın okunmasını! Çünkü kitapta yüz yıldır Türk halkına pompaladıkları Muhammed profilinden bambaşka bir profil var. Başka bir İslamiyet var." demiştir."
*
Ve bir başka makalesin de şöyle anlatır.
*
"Ne zaman ve nasıl doğduğu bilinmiyor... 
Sıradan bir deve ve keçi çobanı... 
Hakkındaki her şey öldükten 120-130 sene sonra yazılmaya başlanmış... 
Yazan kim? İbn İshak, eserin adı es-Sire ama eser orta da yok onun eserini alıp ayıklayan kim? İbn Hişam , eserin adı Siret ama o da yok kayıp , peki bunu nereden biliyoruz ?
Ondan yaklaşık 150-200 sene sonra yaşamış Taberi'den 
O Siret adlı eser de yazan Muhammed'in hayatını Tarih er-Rusül ve'l Muluk ve'l Hulafa adını verdiği ve erken İslam Tarihini anlattığı eserine almış ve bütün İslam alemi bugüne kadar da bu kaynağı kullanmış. 
Yazılanların hiçbirinin orijinal yazılı belgesi ve mesnedi yok. Muhammed, Kuran, Halifeler, o dönemdeki savaş ve olaylar vb. İslamın ortaya çıkışı konularının tek dayanağı hadis derleyicilerinin, özellikle Buhari ve Taberi'nin eserleri.
İslam Tarihi ve Siyer-i Nebi yazan herkes bu eserden (Tarih er-Rusül ve'l Muluk ve'l Hulafa) alıntılamış. Yani İslamiyetin Resmi Tarihi bu eser. 
Hadisçiler ibn Mace, Tırmızi, Müslim vb. bir takım rivayetleri dedikoduları duydukları anladıkları kadarıyla harmanlayarak Kütüb-i Sitte'yi oluşturmuş. Bu hadisçiler olmadan da İslamiyet tekersiz, benzinsiz araba gibi. 
İsnat edilen doğum tarihi 571 yılı ve bu tarihten 760 yılına kadar İslamiyet ile ilgili Arap Yarımadası dahil yeryüzünde çakıl taşına yazılı bir cümle , orijinal yazılı belge ve kaynak yok. 
Gökten indiği sanılan kitabı (Kuran) dahil tüm hayatı, sözleri 750 yılından sonra kulaktan dolma rivayetlere, hikayelere dayanılarak kaleme alınıp yazılı metinler haline getirilmiş.
Taberi ve Buhari'den okuyoruz sahabeleri ve diğer halifeleri ve peygamberin hayatını 
Gerçekte hepsi rivayetten ibarettir.
Aslına bakarsanız İslamiyet tamamiyle rivayet dinidir. 
Halbuki Kur'an kendisinden kitap olarak bahseder. 
Ama biz onu parça parça geldiğini görürüz."
*
İslam tarihi dedikleri tarih işte budur
Belgesiz bulgusuz kulaktan dolma bir tarih yazılmıştır.
*
Bir önemli husus da şudur.
Kuran: ravilerin aktaramıdır.
Hadisler de ravilerin aktarımıdır
Bir hadisi ret ederken bin kere düşünmeniz gerekir
Yani mantık dışı bir hadisle karşılaştığınız da hemen
"Bu peygamberin hayatı sözü olamaz" gibi bir yaklaşım sergileyemezsiniz.
Her hangi bir hadisi ret edecek aklın 
Kuranı bütünü ile doğru ve değişmez olarak kabul eden akılla çelişkisi olur. *
Hadisleri sorguluyorsan ?
Kuranı da aynı metotla sorgulayacaksın , 
çünkü ikisnin de kaynağı aynıdır.
*
Şimdi gelelim Arkeolojik bulgulara taşlara tabletlere yazılan
tarihsel kronolojik kayıtlara ve kazılardan çıkarılanlara göre
İslamın; kim ya da kimler tarafından tanzim edilip
kurgulandığına ve kurgu peygamberin kim olduğuna.
*
Öncelikle bu bilgiler; İsimler , tarihler bölgeler hepsi akademik litaratür'dür , yorum değil hepsi kayıtlı belgelidir.
İsteyen imkanı olan gitsin araştırsın.

Muaviye(moablı)ların tarihini bilmeden islam nasıl kurgulandığı anlaşılamaz.
Muaviyeden ve muaviye soyunun nereden geldiğine
Biraz geriye giderek m.ö. neler olmuş ona bakalım.
Çünkü Muaviyenin tarihdeki yerinin altını çizmeden
Muhammedin kim olduğu da anlaşılamaz
Muaviye bir isim değil bir lakaptır 
(Moab'lı) demek
*
1868 yılında Dibon harabeleri yakınında(Ürdün) 1 m. boyun da yazılı bir taş bulundu (mesha stele). 
Günümüzde bu taş Louvre Müzesinde sergilenmektedir.
*
Bu taşın üzerindeki yazılar M.Ö. 842 yılına ait. 
Fenike alfabesi ve moab dilin de yazılmıştır.
İsrailli Joram'a karşı kazanılan 
Mesha zaferini anlatan ve bu zaferin anısına dikilen granit bir taştır.
Aynı bölge de iki ayrı dikili taş daha buldular 
(1851 ve 1930'da). Bugün biri gene Louvre'da diğeri de Amman Müzesinde sergilenmektedir.
*
Bu bölge de yaşayan Moablılar (M.Ö. 13*14. yy) ilerleyen yıllarda bölge de egemenlik kazanan devletler ve Nebatiler ile zaman içinde asimile oldular.
Moab ile İsrail sık sık savaş yapardı. 
Her iki ülke de zaferler kazanmıştır. (M.Ö. 13.-14. yy) 
*
O dönem de İsrail Krallığı henüz kurulmamıştı. 
Bir kaç yy sonra da Yahudi kabileler birleşip 
1. İsrail Krallığını kurdular( M.Ö.1000 civarı)
Şmdi burada önemli bir noktaya dikkat etmek gerekiyor. 
İsrail Krallığında iki ana akım vardı;
Yehova'ya inananlar, Baal'e inananlar.
Yehova: israil kavminin anlaşamalı Tanrısı
Yehovaya inanlar bugün hala israil de hala ona tapınıyorlar
Peki Baal' ne oldu kayıp mı oldu ?
Baal'e inanlar; yahudilerin arasına karıştılar
Ve inançlarını aşıladılar.
Hani hilal var ya İslamın simglerinden
Hah işte o simgeler moablıların çok kulandığı simgeler
Bol bol yapılan kazılarda bunlar ortaya çıkmaktadır.
Baal isim değiştirdi (Allah) oldu
Yani Baal'a tapınan yahudi oldular
Hubel Moab'lıların Tanrısı Baal'in Araplaşmış hali. Malumunuz Baal'in tahtına da arş deniyor. İslamiyetin Allah'ı da arş üzerinde oturuyor tesadüf herhalde.
Yani Muaviye diye bildiklerinizin hepsi aslında Moab'lı demektir.
Hani Sabii'lik hakkında bildiklerimiz az ya. 
Kimsenin aklına Kıpti'lere bakmak gelmiyor. 
2000 yıl önceki kıptilere bakmakta fayda vardır
İpucu: özelikle filistinde bulunan Sabilerin veya Kıptilerin
İnanna'ın dişi şeytan ve Allahın kızı olduğuna inanırlardı.
*
Nag Hammadi metinlerinde bulunan ama çok daha öncesine ait olduğunu bildiğimiz bir dua metninde Kutsal ruh (spirit) Allah'a kendisini neden cennetten kovduğuna dair yakarmakta ve tepki göstermektedir. (Mandean)
*
Tora'da M.Ö 1500 yıllarında yaşayan çok önemli bir casustan bahseder. Peygamber Musa Filistin bölgesini araştırmak için 12 casus gönderir( 12 kabile? ) Bu casuslardan birinin adı YEŞU'dur. YEŞU İbranice köken itibariyle Tanrı kurtuluş anlamındadır.
Buraya kadar sorun yok da bu sözcüğü Yunanca yazarsak JESUS/isa olur. Herhalde bu da tesadüftür. YEŞU çok önemli işlere imza atar ve İsrailoğullarının Filistine yerleşmesinde en büyük rolü oynar. Musa'nın da halefi kabul edilir.
Bu da tesadüftür herhalde.
*
Lut peygamberin kendi kızından doğan (ensest) çocuğunun adı Moav'dır. (babadan demek) Moav, Moab'da okunur. İşte hep duyduğumuz Muaviye Moab kabilesinden anlamındadır ve Moablılar Yahudilerin Baal'e tapınan soyundan gelirler. Bizim mesih ile bunların bağlantısı nedir diye sorarsanız. Sasani paralarına bakın derim. Sasanilerin paralarının tamamında hilal ve yıldız vardır. Kimbilir belki bizim mesih'te parayı pek sevmektedir . :)
*
Bu bölgenin Arap saçı olan inançları Abdülmelik tarafından alınıp Araplar için bir devlet (din değil) yaratmak için kullanılıyor. Her devlet bir mite ihtiyaç duyar. Çünkü mit olmazsa bir devleti örgütleyemezsiniz.
*
Abdülmelik iki şey yaptı. Birincisi kendisinin Allah'ın halifesi olduğunu yaydı. Bunu kesinlikle biliyoruz. Bunu yaymak için onlarca raviyi bölgede kendisinin Allah'ın halifesi olduğunu yaymak için görevlendirdi. Bir de 8. yüzyılın başlarında Muhammed efsanesini çıkardı. insanlar kim bu Muhammed diye soruyorlardı haliyle işte aynı raviler bu işi de yaptı. bunu da kesin olarak biliyoruz. Zühri'yi zaten biliyorsunuz. Araştırınız islamın tek kaynağı bu ravidir. Bölgede muhammed ile ilgili ilk öyküler oluşturulmaya başlandı. bunu şöyle örnekleyeyim. Pavlus İsa'nın hayat hikayesini yazmamıştı. İnsanlar sordular kimdir bu nasıralı diye elbette. İşte Markos incili Pavlus'tan 20 yıl sonra yani M.S. 70 yılında yazıldı. 200 yıl sonra'da Meryem hikayeleri çıktı. Çünkü insanlar sormaya başlamıştı İsa'nın annesini. Önce James'in Batini İncil'i çıktı piyasaya sonra da İsa'nın bebeklik İncilleri doldurdu piyasayı ve Meryem'in öykülerini anlatmaya başladılar. Hatta Ali İmran Suresi bu İncil'lerden Sahte Matta ve 4. yüzyılda yazılmış İsa'nın Bebeklik İncili'nin Ortadoğuda çok sevilen bir versiyonundan alınmadır. İşte Muhammed öyküleri de böyle başladı. Kimse nerede ne zaman doğduğunu bilmiyordu. Savaşları öyküleri diğer olaylar farklı zamanlarda yazıldı bunları ilk derleyen ibn İshak ama kitabı elimizde yok! İbn İshak'da Zühri'den gelen nakilleri duymuş ve toparlayıp yazmış. Bunun bir kısmı da Taberide yer alır. Oradan biliyoruz. yani doğduğu öldüğü tarihlerden yaşadığı ve sizlerin bildiği bütün olaylar savaşlar vs. farklı anlatılardan derlenmiştir. Aslı astarı belgesi bulgusu yoktur. Herşey Abdülmelik'in Arap Devleti kurma ihtirasından ve halifeliğini meşru hale getirmeye çabalamasından kaynaklanıyor çünkü halifeliği meşru değildi.
*
Son olarak önemli bi ayrıntı daha var
Muhammed isim değildir bir ünvandır 
(Seçilmiş olan övülmüş olan , mustafa)
Peki bu ünvanı: islamdan önce kimler kim için kulanıyormuş dersiniz ?
Tabiki İseviler :)
Yeşu (Jesus/İsa/Mesih) için
Peki bunu nerden biliyoruz ? En önemli kanıt ki
Bizansın bastırdığı sikkelerden (MHMD)
Aynı sikkeleri Abdülmelik de bastırmıştır :)
Şimdi anladınız mı Muahmmed peygamberin kim olduğunu

Not:
Sayed Monem ve Mehemet Sadık Ökeye çok teşekkür ediyorum.
Bu yazıyı hazırlarken onların kaynaklarından ve sunduğu bilgilerden kısmen faydalandım.

Aydınlanmanız dileği ile :)

(Vector)

 

 

 

 

196754 İzlenme

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.