logo

1 MAYIS DA TÜRBAN...

Basın da bir Haber...

Başörtülü kadınlarla açık kadınlar, hükümetin icraatlarını birlikte protesto ettiler...

CHP nin bilmem ne İlçe Örgütünde ki başörtülü bir bayan "Atatürk'e hakaret edilmesini Allah da hoş karşılamaz" dedi...

Üniversite bahçesinde ki solcu öğrencilerin , Rektörün tavrına karşı tepkilerine, başörtülü öğrenciler de destek verdiler...

Oportünizm , iliklerimize kemiklerimize kadar öylesine işlemiş ki, artık oportünist olduğumuzun bile ayırdına varamıyoruz..

""Bir dakika, hop hemşerim, sen aklını mı kaçırdın ?
Ulan insanların dinci faşistlerin polislerince kanlar içinde bırakıldığı " İşçi Bayramı"n da, nedir bu "Başörtüsü muhabbeti be..
Sen bizimle dalga mı geçiyorsun ihtiyar ?
Ülkemiz yangın yerine dönmüş, sen hala kadınların örtüleriyle uğraşıyorsun..
Bir dakika hemşerim, yoksa senin amacın hedef şaşırtmak mı ?""

Ben sizin bildiğiniz solculardan değilim...
Ben sizin bildiğiniz sosyaldemokratlardan da değilim..
Ben sizin bildiğiniz devrimcilerden hiç değilim...
Ben sizin bildiğiniz yurtseverlerden de değilim...
Ben sizin bildiğiniz Atatürkçü görünen entelektüellerden hiç mi hiç değilim...

Ben sadece 70 li yılların başlarında Şule Dergisinde çalıştığı için Yüksel isminin başına Şule adını da ekleyen Şule Yüksel Şenler'in icat ettiği "Türban" denilen aşağılık soysuz ve ihanetin batağına götüren ve Atatürk Cumhuriyetine bir başkaldırı olduğunu yıllarca haykıran ve pınarlarından suyunu içtiği bu topraklara aşık bir ameleyim...

Bugün gelinen noktanın hesabı, "Türban" denen soysuz ucubenin Samsun'dan tanıtımına ve propagandasına başlanıldığı gün görülmüş ve tutulmuştu zaten...

"Kadınların özgürce giyimine karışmak,hiç kimsenin haddi değildir" diyen onun bunun çocuğu şerefsiz akil adamlara, "Neden Samsun" dan başlanıldığını da anlatayım mı ?

Onu değil ama "Türban" denilen soysuzluğa "Başörtüsü" diyenlerin tümünün bilinçli hain olduğunu özellikle vurgulayayım..

12 Eylül öncesi...İhanet foseptiği Konya Şeriat Mitingi...
Düzenleyen, Konya Belediye Başkanı Mehmet Keçeciler..
Ve en önde birlikte yürüyen ekibin başı Necmeddin Erbakan...

Ve akşam..Keçeciler Erbakan'a saygılı ifadeyle ""Hocam, biz bu türban konusuna fazla ağırlık veriyoruz, fazla üzerine gidiyoruz..Oysa dinimizde böyle bir örtünme yok..Sadece edep yerlerinin örtünmesi var"" diyor ve Erbakan ""Mehmet, dinimizde olmadığını bende biliyorum ama bizi iktidara işte bu türban taşıyacak, üzerinde durmaya devam edelim"" der...

Bu konu üzerinde kitap yazılabilir ama biz konuyu kısa kesmeden önce diyeceğiz ki ; benimsediğimiz tüm partiler ve de dernekler ve de örgütler içerisinde (Türban) denilen soytarılığı, özgürlük veya inancı gereği diyerek takanlardan uzak duracağız ve tüm örgütlerimizden uzaklaştıracağız ve de hoşgörü göstermeyeceğiz...

Ancak, türbanı BİLİNÇLİ olarak değilde, cahilliğinden veya kandırıldığından veya büyüklerinin baskıları sonucu takmak zorunda kalanları tenzih ediyor ve konumuz dışında bırakıyoruz...

Ve son sözümüzü söyleyelim...

CIA, 1996 da akp nin temelini atarken yapılacak ilk seçimde iktidara getirileceğini ve de Başbakanın R.T.Erdoğan, Dışişleri Bakanının da A.Gül olduğunu somut olarak Pentagona bildirmesini biliyordu da....

Cennette ki hurileri becerir gibi türbana sarılanlara ve savunanlara ve o bez parçası için cinayetler işleyenlere ; bu günleri müjdelememiş miydi ?

ABD, 1800 lü yılların sonlarında BOP sini gündeme almış, 100 yıl sonra yaşama geçirmişti...

Türban denilen ihanet ve soysuzluk belgesi daha 40 yıl oldu...

Bugün deccale ve katile ve hırsıza kızmadan önce, geriye dönüp de, türban denen ucubeyi kadınlarımızın başına geçirirlerken bizler ne bok yiyorduk, ona bakalım...

Entelektüelliğin dayanılmaz hafifliğinde oramızı buramızı sallıyorduk ve "Bize bişey olmaz abi" modlarında , "Açık - Kapalı" ne güzel anlaşıyorlar diyerek ihanete çanak tutuyorduk...

Ve bugün, yani 1 Mayıs...Yani İşçinin Emekçinin Bayramı olduğu gün...

Halkına düşman bir yönetimin hala alkışlandığı bugün...

Haydi, çıkarın bakalım 40 yıldır Güneş göremediğinden örümceklenmiş o beyinlerden karanlığın simgesini...

Hepimizin ortak kararı kesinlikle "Devrim"in kendisini dayattığı yönündedir değil mi ?

Ülkemizde devrim çığlıkları atmadan önce, genel anlamda kendisine "Yurtsever" diyenlerin kendi içlerinde bir devrime gereksinimleri yok mu ?

Ve unutmayalım ki ; kadınları ülkenin kalkınmasından soyutladığınız da varacağınız sonuç bundan daha iyi olmayacaktır...

Umalım ki, artık kesinlikle uyanmış ve oportünizmin bataklık olduğunun ayırdına varmış olalım...!!!

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.