logo

SAĞLAM KAYNAKLARDAN İBRAHİM NASIL ATAMIZ OLDU..

 

Tekvin’deki hikaye özet olarak şöyle:

Abram(Araplarda İbrahim), babası Terah, kardeşleri Harram ve Nahor ile Geldanilerin Ur kentinden Kenan diyarına gitmek üzere Harran’a gelirler. Burada Tanrı Rab Abram’a görünerek, göstereceği ülkeye gitmesini, orada onu büyük bir kavim yapacağını söyler. 75 yaşındaki Abram, kısır karısı Saray’ı ve ölen kardeşi Harran’ın oğlu Lut’u alarak Kenan diyarına gelir. Oradaki kıtlık dolayısıyla Mısır’a giderler. Orada Abram, kardeşi olarak tanıttığı karısını Firavun’a verir. Saraya gelen felaketler yüzünden Firavun Abram’a bir cariye ile birlikte hem karısını, hemde pek çok hayvan, altın, gümüş verir. Lut ile zengin olarak Kenan’a dönerler. Lut, amcasından ayrılarak Sodom, Gomorra şehirlerinin olduğu yere gider. Rab, Abram’a karısının doğuracağını söyler. Bu arada cariyesinden İsmail doğar. Abram 100 yaşında iken, karısı İshak’ı doğurur. Tanrı’yı tanıyacaklarını kanıtlamak için sünnet olurlar. Cariye ile oğlu evden atılır. İshak kurban edilmek üzere iken, Rab tarafından koç gönderilir. Lut’un bulunduğu yere saldıran düşmanlardan, Abram Lut’u kurtarır. Lut’un bulunduğu Sodom, Gomorra şehirlerinin halkı eşcinsel olduklarından, Rab oraya taş yağdırarak yerle bir eder. Lut ailesi kurtulur. Yalnız karısı giderken arkasına baktığından tuz direği olur. Lut kaçarken kaldıkları mağarada kızlarıyla yatar ve onlar babalarından çocuk doğurur. Abram’ın karısı ölür. Hebron’da Makpela’da yer alarak, oradaki mağaraya gömer karısını. Böylece Abraham (Mısır dönüşü Tanrı’nın verdiği ad) Rabbin söz verdiği topraklardan küçük bir bölümüne parası ile sahip olur. Abraham 175 yaşında ölür. İshak’ın kendi soyundan aldığı kadından Esav ve Yakob adlarında ikiz oğlu olur. Yakup, Araplara göre, kardeşinden, büyük kardeş hakkı olan malı hile ile alır. Dayısının iki kızını da kan olarak alan Yakup, dayısının mallarını ve aile tanrısını kaçırır. O, aynı zamanda gözü görmeyen babasına, kendisinden büyük sayılan ve kutsanma hakkı onun olan ikiz kardeşinin yerine geçerek, kendisini kutsatmasını sağlar. Yakup’un sevdiği karısından olan Yusuf’u, kardeşleri kıskanarak kervanlara satarlar. Mısır’da yüksek düzeyde birinin yanına köle olarak alınan Yusuf, efendisinin karısına sataştığı suçu ile zindana atılır. Firavun’un rüyalarını iyi yorumladığı için gözüne girer ve Mısır’da yüksek mevki sahibi olur Yusuf. Sonunda o, babası ve kardeşlerini Mısır’a getirtir. Babası Yakup 135 yaşında ölür. Mumyalanıp vasiyeti üzerine Filistin’deki mezarlıklarına gömülür. Yusuf da Mısır’da ölür.

Bu hikayelerde din adamlarına yakıştırılmayacak zina, aile arası cinsel ilişki, cinayet, kıskançlık, kin, aldatma gibi birçok ahlakdışı olayla karşılaşıyoruz. Bunu gören Hristiyan din adamları, 18.yüzyılda, çocuklara verecekleri din kitabından, bunları ve Tanrı’yı kızgın ve acımasız gösteren kısımları çıkarmışlardır. Aslında Tevrat, tarihsel olayları dile getiren bir edebi eser olarak kabul edilmektedir. İleride görüleceği gibi İbrahim ve ailesinin hikayesi de uzun bir süre içinde birçok kültürün etkisiye meydana getirilmiş bir tür destandır.

İlginç olanı, İbrahim’in Tanrısı, bütün söz vermelerine rağmen, onu bir türlü toprak sahibi yapamamıştır. Bu, İncil Resullerin İşleri Bap 7 de, “Şimdi oturduğumuz memlekete Tanrı onu getirdi ve orada kendisine miras olarak ayak koyacak yer bile vermedi” şeklinde belirtilmiştir. İncil’de önemli olan bir açıklama da, Hristiyanların sünnet olmamamlarının nedenidir. Romalılara Göre, Bap 4: 1-14’e göre, İbrahim sünnetsiz iken iman etmiş. Sünnet şeriat kabul ediliyor. İman şeriatten önce geldiği ve İbrahim de sünnetsiz iken iman ettiği için Hristiyanlıkta sünnet kabul edilmemiş.

Kur’an’da bütün ağırlık, İbrahim’in tektanrıya inandığı, Müslüman ve müslümanların atası olduğu konusuna verilmiş. Putları kırması, ateşe atılması ile imanın kuvvetliliği vurgulanmış. Görünüşe göre bunda birinciamaç, Müslümanlığın bütün dinlerden önce başladığını göstermek; ikinci amaç ise, gerek Hz.Muhammed sülalesini, gerek Arapları İbrahim ve cariyesinden olan oğlu İsmail’e bağlayarak bir soyluluk edinmek.

Fakat İsmail’in ne cariyesinden olduğu ne de değersiz olarak çöle atıldığı anlatılmış. Kur’an’da, bu hikayede ahlaka uygun olmayan olaylar da yazılmamış. Kur’an’da yazılanlar, özet olarak sayfa 112’de ele alındı. Tam bir sure içinde anlatılan Yusuf hikayesi de Tevrat’tan biraz farklı. Onda da yine Yusuf’un tektanrıya inanışı, Müslüman olduğu ve kadının fettanlığı ön planda. Bu konulara dayanarak, İslam yazarları tarafından hadis adı altında çeşitli hikayeler yazılmıştır. Fakat bunların tek ana kaynağı Tevrat’tır. Bütün araştırmalara rağmen, Tevrat’tan önce yazılmış, bunların doğruluğunu kanıtlayacak, aynı çağa ait bir belge bulunamamıştır şimdiye kadar.

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.