logo

KUR'ANIN HARFİ DEĞİŞMEMİŞ ÖYLE Mİ ?

En eski iki kapak arası tam Kur’an bilimsel olarak Hicri 393 yani 1003 yılına kayıtlı Kuveyt Kur'an'ıdır. Bunun dışında bölük pörçük sayfalar halinde 715-720 yılına kayıtlı Avrupa’da çeşitli üniversitelerde bulunan fragmentler var.

Kur’an için harfi değişmemiş diyorlar ama Türk-İslam dünyasında bu konunun en önemli uzmanı olarak kabul edilenlerden biri olan Dr. Tayyar Altıkulaç’ın İngilizce yazdığı “Al Mushaf Al Sharif Quran of Uthman Bin Affan” adlı eserinde eski Kur’an Mushaflarında binlerce değişiklik yapıldığını ve tutarsızlık olduğu görüyoruz. Hatta eski Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç eski Mushaflara erişimin yasaklanmasını ve uluslararası bir komisyon kurularak Kur’an’ın güncellenmesini istiyor! Hep güncelliyorlar nedense harfi değişmemiş olduğu iddia edilen Kur’an’ı.

Sadece Kur’an’mı? İnandıkları dinin herşeyi rivayet üzerine inşa edilmiş. İslamiyetin ilk iki yüzyılı karartılmış. Günümüze ulaşan bir kemik parçası, yazılı bir taş, bir tahta parçası, bir belge yok. Kutsal Emanetler diye koştura koştura Topkapı Sarayına gidip dua ettikleri eşyaların hepsi yalan dolan. Hiçbiri o döneme ait değil. İsterlerse detaylı bir araştırma yapsınlar; karşılarına uyanık Arapların, Osmanlı sarayına kese kese altın karşılığı sattığı bir sürü ıvır zıvır çıkacak! Bu yalana dolana ortak olmak Müslümanları rahatsız etmiyor. Üstelik İslam inancına göre kıla, taşa, eşyaya dua etmek şirk!

Peygamber Muhammed hakkında yazılı belge olmadığı, eşzamanlı sözlü rivayet bile olmadığını bilmiyorlar. Sadece Veda Haccı’nda kendisini onbinlerce insanın dinlediği söylenen Muhammed Peygamber’in hakkında kendisini dinleyenler çocuklarına, torunlarına tek bir sözcük bile nakletmemişler! Yazılı belgesi olmayan Peygamber Muhammed hakkında ilk sözlü rivayetler 710 yıllarında ortaya çıkmaya başlıyor ama onlarda silik kopuk ne olduğu belirsiz sözler. Rivayetlerin gövdesi yok, varyant kurulamıyor. Ancak 8. yy sonlarına doğru daha net rivayetler ortaya çıkmaya başlıyor. Yani Peygamber Muhammed’in öldüğü iddia edilen 632 yılından nerdeyse 150 yıl sonra! Peygamber Muhammed hakkında yazılan her şey uydurma ve yalandan ibaret. Hiçbir rivayet sahih değil. Birileri 100-150 yıl sonra uydurmuş.

İlki 1850 yıllarında diğerleri de 1950 yılına kadar kademeli olarak ortaya çıkan Muhammed’in mektuplarının tamamının sahte olduğunu bilmiyorlar. Bu mektuplarla ilgili sadece Muhammed Hamidullah’ın bir kitap yazdığını ancak yüzlerce sayfada sadece bu mektuplara güzelleme yaparak gerçek olduğunu anlatmaya çalıştığını, bu mektupların orjinalinin hiçbir yerde sergilenmediğini bir ara bir tanesinin Topkapı Sarayında çok kısa sergilendiğini daha sonra da yıllardır tamamen ortadan kaybolduğunu, hiçbirinin orjinalinin sergilenmediğini, kimsenin onları görmediğini, günümüzün son derece gelişmiş paleografi tekniklerine rağmen bu mektuplar hakkında hiçbir bilimsel akademik araştırma yapılmadığından da haberleri yok. Yıllardır bu mektuplarla kandırdılar Müslümanları. İnanmayan ve cesareti olan Topkapı Sarayı’na ve saray yetkililerine sorsunlar bakalım çok kısa sergiledikleri bu mektuplardan biri ne olmuş yıllardan beri neredeymiş? Ya da İslam Tarihi alanında akademik kürsüsü olan bir uzmana ulaşıp bir sorsunlar bakalım bu mektuplarla ilgili bilimsel, akademik araştırma neden yapılmamış? Yapıldıysa nerede ve kimler yapmış sonuçlar nerede yayınlanmış?

Kandırılmak, dolandırılmak hoşlarına gittiği için sormazlar tabi.

 

Sayed Monem

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.