logo

KİM KİMİ NEDEN YARATTI ?

 

TANRI MI İNSANI YARATMIŞTIR?

İNSAN MI TANRIYI YARATMIŞTIR?

TANRININ İNSANA İHTİYACI VAR MIDIR?

İNSANIN TANRIYA İHTİYACI VAR MIDIR?

TANRI NEDEN İNSANA İHTİYAÇ DUYAR?

İNSAN NEDEN TANRIYA İHTİYAÇ DUYAR?

EĞER İNSAN TANRIYI YARATTI İSE İNSANIN YARATICIYA İHTİYACI VAR DEMEKTİR. BU İHTİYAÇ NEDENDİR?

EĞER TANRI İNSANI YARATTI İSE TANRININ İNSANA İHTİYACI VAR DEMEKTİR. BU İHTİYAÇ NEDENDİR?

Bu sorulara cevap verecek birileri SORGULAMADAN diyecek ki; “Tanrı insanı yaratmıştır. Tanrının insana ihtiyacı yoktur.” Bu durumda kendilerine, “O ZAMAN TANRI İNSANI NEDEN YARATMIŞTIR?” diye sorsak verecekleri üç cevap var. Ya da bu üç cevabın hepsi birden diyecekler.

1- “TANRI BİLİNMEK İSTEDİ.”

2- “TANRI İNSANI İMTİHAN ETMEK İSTEDİ.”

3- “TANRI İNSANLARIN KENDİSİNE KULLUK YAPMASINI İSTEDİ.”

Bu üç cevap da hem akıl dışı hem Tanrının “Alimi Mutlak ve Kadiri Mutlak” (Her şeyi Bilen ve Her şeye Gücü Yeten) sıfatı ile çelişkilidir. Şimdi bu üç cevabı sorgulayalım.

1- Eğer “Tanrı bilinmek istedi” ise bu ihtiyaçtır. Çünkü bilinmek istemek bir ihtiyaçtır. İhtiyaç ise muhtaçlıktan kaynaklanır. Bu durumda Tanrı, “Muhtaç” konumuna düşer. Bu da tanrının yoksunluk, eksiklik içinde olması, ihtiyaç sahibi olması ve her şeye gücünün yetmediği anlamına gelir. Yani “Kadiri Mutlak” değil “Her şeye Gücü Yetmiyor” demektir.

Ayrıca “Bilinmek İstemek” insani bir kavramdır ki bu bilinme ihtiyacı, Tanrıyı “Antropomorfik” (İnsansı) bir Tanrı yapar. İnsansı bir Tanrı ise yaratılmış Tanrı demektir. Bu da “Tanrının insanı değil insanın Tanrıyı yarattığı” anlamına gelir.

Ayrıca “Bilinmek İstemek” EKSİKLİK ve ACZİYET ifadesidir ki bu da Tanrının “Kadiri Mutlak” (Her şeye Gücü Yeten) ve El Habir (Her şeyden haberi Olan) sıfatı ile çelişir.

2- Eğer “Tanrı insanı imtihan etmek istedi” ise Tanrı insanı neden imtihan etmek ister? Ne yapacağını bilmek için değil mi? Bu durumda da Tanrı “Alimi Mutlak” yani “Her Şeyi Bilen” değildir.

Diyecekler ki “Tanrı insanın ne yapacağını biliyor ama kendisine “Neden beni imtihan etmeden Cehenneme attın” demesin diye insana imtihan hakkı sundu.” İnsanın Tanrıya böyle bir soru, hesap sorma hakkı var mıdır? Bu ayrı tartışma konusu. Bu durumda da Tanrı, “sonucunu zaten bildiği bir eylem” gerçekleştirmiş olur ki bu da anlamsız ve abesle iştigaldir. Bu da Tanrının “El Habir” (Her şeyden haberi olan) ismi ve sıfatı ile Tanrının “Gereksiz, boş iş yapmaz” sıfat ve özelliği ile çelişir. İnanmama hak ve iradesi verilen insanın, imtihana tabi tutulup, inanmadı diye sonsuza dek yakılması da imtihan ve irade kavramı ile çelişir.

3- İstemek, ihtiyaç sahibi olmak demektir. Bir şey neden istenir? İhtiyaç duyulduğu için. Tanrı kendisine KULLUK YAPILMASINI İSTEDİ ise buna ihtiyacı mı var? Varsa TANRI, KULUN KULLUĞUNA muhtaç demektir. Yoksa Abesle iştigal demektir. Tanrı abes ile iştigal (boş işler ile uğraşma) eder mi?

(Ayrıca Kur’an’ın hiçbir yerinde “kul” kelimesi geçmez. “Köle” kelimesi geçer. Ancak müfessirler “Köle” kelimesini BİLEREK “Kul” olarak çeviriler!)

Var eden, var ettiğine ihtiyaç duyar. İnsan, var ettiği her şeyi ihtiyaç duyduğu için var etmiştir. Araba, gemi, buzdolabı, uçak, bilgisayar vs. vs. tüm bu var edilenler, insana muhtaç değildir. Ama insan bu var ettiklerine muhtaçtır. Çünkü ihtiyaç muhtaçlıktan doğar. Muhtaç olan, ihtiyaç duyan var eder. Tanrı da insanı var etti ise muhtaçlık ve ihtiyaç hissetmesindendir. MUHTAÇ VE İHTİYAÇ HİSSEDEN İSE TANRI OLAMAZ!

Sağlık, akıl ve sevgi ile kalın.

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.