HELAL TECAVÜZLER VE KATLİAMLAR...
Helal Tecavüzler ve Katliamlar
İslamda katliam tamamen sıradan ve doğal bir olaydır. Bunun örneklerini saymakla bitmez. Üstelik bu katliamlar hem tarihte yapılmış hemde günümüzde yapılmaktadır.
İslamcılara sorarsanız; bunların hiçbiri katliam değildir ve savunma amaçlı savaşlardır fakat gelgelelim, Hitler ve Stalin gibi canilere sorarsanız, onlara göre; onların yaptığı şey de katliam değil, savunma amaçlı ve haklı bir savaştır. İslamda müslüman olmayanları katletmenin legal olduğu kurandaki ayetlerle de sabittir.:
Ahzâb-27 “ Allah sizi onların TOPRAKLARIna, YURTLARIna, MALLARIna ve HENÜZ AYAK BASMADIĞINIZ topraklara varis kıldı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.”
Yukarıdaki büyük harflerle yazılmış kelimeler islamdaki katliamların savunma ile ilgisi olmadığını, tam tersine saldırı, yağma ve talan ile ilgili olduğunun açık bir göstergesidir. Ayrıca savunma amaçlı savaşan insanlar barış için savaşırlar. Oysaki kuran; eğer ezebilecek güçteysen, barışa karşıdır. Yani “güçlüysen katletmekten asla geri kalma” emri verir. Bakınız:
Muhammed-35 “Sakın za’f göstermeyin. ÜSTÜN OLDUĞUNUZ HALDE BARIŞA ÇAĞIRMAYIN. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.”
Bu ayetler islamdaki katliamların delilidir. Hadislerde anlatılan katliamlarda bu ayetlerin delilidir, günümüzde yapılan Hizbullah, El kaide, İŞİD vs gibi örgütlerin müslümanlara dahi yaptığı katliamlarda bu ayetlerin ve birçok hadislerin delilidir.
Kimse gerçekleri saptıramaz:
1-Bu dinin Peygamberi adam kesmişmi? Kesmiş.
2-Ondan sonraki halifeleri adam kesmişmi? Onlar da kesmiş.
3-Hadislerde adam kesme varmı? Var.
4-Kuranda bunları destekleyen ayetler varmı? Orda da var.
5-Peki günümüzde katliam varmı? Günümüzde de var.
6-Sadece müslüman olmayanlarımı katlediyorlar? Hayır, mezhep çatışması yüzünden birbirlerini de katlediyorlar.
Daha hala islamda katliam yokmuş, islam barış diniymiş, yok bilmem ne. Kim inanır buna? Ancak müslüman inanır, başkada kimse inanmaz. Zaten bu din yüzünden bütün dünyaya rezil olduk ama kimsenin bundan haberi yok. İslam dediğin zaman; İngilizi, Yahudisi, Japonu, Hindu’su; dünyada kim varsa nefret ediyor. Tüm Dünyada Müslümanlar hariç hemen hemen bütün insanlar tarafından nefret edilen bir dindir. Bunu yabancı kaynaklı internet sitelerinde ve forumlarda görmek çok kolay.
Gelelim tecavüz olayına Kuran islamda köleliği legalleştirdiği gibi onlara tecavüzü de legalleştirmiştir. Bu konuya girmeden önce islamda ganimet ve cariye ne demektir ona bir göz atalım.
İslamda ganimet: Güya savaşlarda ama aslında ganimet ele geçirmek için yapılan baskınlarda; (özellikle gece baskınlarında) ele geçirilen; altın, gümüş, para, ziynet eşyası, gayrımenkul, hayvan ve köleleştirmek amaçlı insan.
İslamda cariye: Gece baskınlarında ele geçirilip köleleştirilen kadınlardır. Bu kadınların tıpkı bir mal gibi alınıp satılması legal olduğu gibi; aynı zamanda bu kadınların bir seks kölesi olarak kullanılması da helaldir. Bu kadınlarla evlilik dışı seks yapmak serbesttir, zina kapsamına girmez. Üstelik bu kadınların evli olup olmaması da önemli değildir. Dahada çarpıcı olanı ise; bu kadınların sex’e hayır deme şansları da yoktur. Yani yasal tecavüz. Helal tecavüz.
Kuranda “Cariyelerinizle evlilik dışı seks yapmayın” diyen tek bir ayet yoktur. “Başka biriyle evli cariyelerinizle seks yapmayın” diyen tek bir ayet de yoktur. “Cariyelerinizin rızasını almadan onlarla seks yapmayın” diyen de tek bir ayet yoktur. Bakınız tam tersine nasıl ayetler var:
Mü’minûn-6. “Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.”
Nisâ-3 “Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya SAHİP OLDUĞUNUZ (CARİYELER) İLE YETİNİN. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.”
Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi; bu bir yasal tecavüzdür. Çünkü cariyenin rızasına gerek görülmemiştir. Rızası alınmadan bir kadınla cinsel münasebette bulunmanın adı tecavüzdür. Ayrıca kendisini tıpkı bir mal gibi alıp satan, babasını, kardeşini katleden, biriyle hiçbir kadın seks yapmak istemez. Zaten bu bilindiği için onların rızasına gerek görülmemiştir. Size şimdi rezaletin son perdesi bir örnek vereyim Bu örnekte verdiğim olayların hepsi islamda legaldir. Diyelimki bir bahane buldunuz ve bir topluma bir gece baskını düzenlediniz.
Bu gece baskınında evli ve 3 çocuklu bir aileyi ele geçirdiniz. Çocuklardan biri 7 yaşında bir erkek çocuğu, bir tanesi evin 24 yaşındaki oğlu, diğeri ise 10 yaşında bir kız çocuğu olsun.
Bakınız şimdi bu aileye neler yapabilirsiniz?:
1-Onlarına evine malına ve her türlü maddi imkanlarına konabilirsiniz.
2-Ailenin 24 yaşındaki oğlunun boğazını kesebilirsiniz.
3-Ailenin 7 yaşındaki erkek çocuğunu; tıpkı muhammedin yaptığı gibi; şam esir pazarına götürüp köle olarak satabilirsiniz.
4-Aile reisi babayı ise onun kendisinden ele geçirdiğiniz bağ ve bahçelerde ömür boyu köle olarak çalıştırabilirsiniz.
5-Ailenin 10 yaşındaki kız çocuğunu ve anasını hem köle olarak çalıştırıp hemde cariye olarak yatağınıza atabilirsiniz.
Zavallı aile reisi ise; mallarının elinden çalınışına, oğullarının birinin katledilmesine, kendisinin köleleştirilmesine, 7 yaşındaki erkek çocuğunun satılıp yok olmasına, karısının ve 10 yaşındaki kız çocuğunun köleleştirilmesine katlanır vede eşinin, kızının başkalarının yatağına atılmalarınaına yanar durur. Ama aynı evin içinde olmasına rağmen bunların hiçbirine itiraz edemez.
Yukarda yazdıklarımın tamamı islama ve kurana tamamen uygundur ve hiçbirinin günahı yoktur. Üstelik uygulamaları da hem muhammed tarafından ve hemde muhammed tarafından cennetlik olarak ilan edilen halifeler tarafından da yapılmıştır. Türklerin birbirinden kopuk beylikler şeklinde yaşamasını fırsat bilip, zorla müslümanlaştırıldığı sıralarda, bu tür uygulamalar Türk’lere de yapılmıştır.
Tanrı’ya inanmak güzeldir, hoştur. İnsana zor zamanlarında bir güç verir, onunla sevincini ve kederini paylaşırsın. Ama eğer varsa bir tanrı; onu böylesine bir din ile rezil etmek günahların en büyüğüdür. Bırakın şu arap’ın allahını, o ancak araba yakışır. Aklı başında Türk insanına değil. Çünkü bu dinin satanizmden pek fazla farkı yok.
Islam kitabinda kadina tecavuze ruhsat veren, kadinin baskalarina peskes cekilmesine ruhsat veren onlarca ayet var.
Ornek görmek istiyorsanız Nur-33. ve Nisa-24. ayetlerine bakmak yeterlidir.
Nur-33 “Evlenme imkânını bulamayanlar ise; Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve câriyelerden) mükâtebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır (kabiliyet ve güvenilirlik). görüyorsanız, hemen mükâtebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen câriyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.”
Ayetin İniş Nedenleri:
Müslim`in Cabir bin Abdullah (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Abdullah bin Ubeyy cariyesini gidip fuhuş yaparak kendisine para getirmesi için zorluyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi. Yine aynı senedle rivayet edildiğine göre Abdullah bin Ubey`in Mesike ve Umeyme adını taşıyan iki cariyesi vardı; onları zina yapmaya zorlardı. Onlar bundan dolayı Resulullah (a.s.)`a şikâyetçi oldular. Yüce Allah bu hükmünü indirdi. [Müslim; K. Tefsir: (26, 27, 29, 30) 2320, İbn Çerin 18/103, Suyuti; ed-Diirr: 5/46.]
Taberani`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Abdullah bin Ubeyy`in cahiliye döneminde zina yapan bir cariyesi vardı. Zinayı haram kılan ayeti kerime indirilince: "Vallahi artık asla zina etmem" dedi. Bundan sonra bu ayeti kerime indirildi.[Taberî, age. XVIII, 103. Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/651.]
Bu rivayetleri destekleyen daha bir çok rivayet aktarılmıştır ve bir çoğunda Abdullah bin Ubeyy`in cariyelerini para kazanmaları için zinaya zorlaması nedeniyle bu ayeti yazıldığınja dikkat çekilmektedir.
Ayeti önumuze koyup sorularimizi soralim
1-Mukatebe nedir? (kölenin ve Cariyenin özgürlüğünü satın alması, parayı nerden bulacak?)
2-Bu ayette bahsi gecen gecici menfaatler ne olabilir?
3-Bu gecici menfaatlerden kimler yararlanabilir?
4-Namuslu kalmak İSTEMEYEN cariyeyi fuhusa zorlayabilirmiyiz?
5-Bu zorlamayi yapacak ve gecici menfaat temin edecek adamin meslegi ne olabilir?
6-Bu kadinlari fuhusa kim zorluyor?
7-Bu zorlanmadan dolayi Allah kimi af ediyor, kime ceza veriyor veya verilen bir ceza var mı?
Bu soruların ceavını samimi, dürüst ve mantıklı olarak vermek islamın gerçeğini görmek için yeterlidir. Bu ayette fuhuşu yasakmala varmıdır? Görüldüğü gibi kölesini zorla fuhuşa sürükleyen kişiye Kuran'da yasak veya yaptırım yoktur. Sadece "zorlamayın" diye tavsiyede bulunulmaktadır. Boşverin cezayı, yasaklamayı, aksine fuhuşa dolaylı olarak izin vermek vardır. Ayetin sonunda diyor ki 'Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.' Burada affedilenin kadin oldugu bir gercektir ama nerede bu kadini zorlayan pezevenge verilecek ceza?
Bu tip ayetleri gördükçe, Müslümanların "din olmasa ahlak diye bişey olmaz, bakın cahiliye dönemine, neler oluyomuş vs, vs..." tarzı boş sözlerine sadece Aziz NESİN gibi acı acı gülüyorum
(Nisa-24) (Harp esiri olarak) sahip olduğunuz cariyeler müstesna, evli kadınlar da size haram kılındı.
Bu ayetin iniş nedenini açıklamak İslamın ilk yıllarında yaşananları, cariye edinmenin teşvikini ve Muhammedin gerçekte nasıl biri olduğunu anlamanızı sağlayacaktır. Esir olarak ele geçirilen evli kadınlar bile helal kılınmıştır. Bunun adı Helal Tecavüzdür.
1-Muhammed b. Abdirrahman b. Bünanî, Muhammed b. Ahmed b. Hamdan’dan, o Ebû Ya’la’dan, o Amr en-Nakıd’dan, o Ebû Ahmed Zübeyri’den, o Süfyan’dan, o Osman el-Bettî’den, o Ebu’l-Halil’den, o da Ebû Said el-Hudrî’den şöyle dediğini bize rivayet etti
“Evtas Gazvesi’nin olduğu gün kocaları olan esir kadınları ele geçirmiştik. Onlara mücamaatta bulunmayı çirkin bulmuştuk. Peygamber (s.a.v.)’e bunu sorduk da bu âyet nazil oldu. Biz de o kadınları böylece helal bulduk.” [Müslim; er-Rada’: 35, 35 mükerrer/1456 s. 1080, Tirmizi; Nikah: 11/32; İmam Ebu’l-Hasen Ali bin Ahmed el-Vahidi, Esbâb-ı Nüzul, İhtar Yayıncılık: 120; Muhammed Ali Es-Sabuni, Safvetü’t-Tefasir, Ensar Neşriyat: 2/509.]
2-Ahmed b. Muhammed b. Ahmed b. el-Haris, Abdullah b. Muhammed b. Cafer’den, o Ebû Yahya’dan, o Sehl b. Osman’dan, o Abdurrahim’den, o Eş’as b. Sevvar’dan, o Osman b. Bettî’den, o Ebu’l-Halil’den, o da Ebû Said el-Hudrî’den bize şöyle dediğini haber verdi:
“Rasulullah (s.a.v.) Evtas ahalisini esir alınca dedik ki: “Ey Allah’ın Rasulü, soylarını, kocalarını tanıdığımız esir kadınlarla nasıl mucamaatta bulunabiliriz?” Bunun üzerine bu âyet nazil oldu.”[Müslim;er-Rada’:35, 35mükerrer/1456 s.1080, Tirmizi;Nikah:11/32.]
3-Ebû Bekr Muhammed b. İbrahim el-Farisî, Muhammed b. İsa b. Amraveyh’ten, o İbrahim b. Muhammed b. Süfyan’dan, o Müslim b. Haccac’dan, o Ubeydullah b. Ömer el-Kavarirî’den, o Yezid b. Zuray’dan, o Said b. Ebî Arube’den, o Katade’den, o Ebû Salih Ebû Halil’den, o Ebû Alkame el-Haşimî’den, o da Ebû Said el-Hudrî’den bize şu rivayette bulundu:
“Rasulullah (s.a.v.) Huneyn Günü, Evtas Kabilesi’ne bir grup ordu gönderdi. Bu grup bir düşman birliğine rastlayıp onlarla savaştılar da onlara galip gelerek, kadın esirler elde ettiler. Rasulullah (s.a.v.)’ın Ashabı’ndan bir grup, müşrik kocalarından dolayı o esir kadınlarla münasebette bulunmaktan sakındılar. Allah Teala da bu âyeti indirdi,” [Müslim; Rada’: 33, 34/1456 s. 1079, Ebu Davud; Nikâh: 1132.]
4-Ebu Saîd Hudrî’den Nesâî, Tirmizî, Ebu Davut ve Buharî rivayet etti. Ebu Saîd:
-Bize, Evtâs esirlerinden esirler isabet etti. Kadınların kocaları vardı. Biz onlarla birleşmeyi çirkin gördük, Nebî Aleyhisselâm’a sorduk., Nisa: 4/24 âyeti indirildi. Ancak Allah’ın sizin üzerinize Efa ettiği şeydir, biz onların ferclerini helal kıldık, buyurdu. [İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 1/183.]
5-İbnu Abbas’tan (r.a.) Taberânî anlattı. İbnu Abbas (r.a.):
-Huneyn gününde indi. Allahü Teâlâ, Huneyn günü Müslümanlara fetih müyesser kılınca, ehli kitabın kadınlarından müslümanlara kadınlar isabet etti. Onların kocaları vardı. Bir erkek, kadınlardan biri ile olmak istediğinde, Kadın:
-Benim kocam var, derdi. Bundan Rasûlullah’a soruldu. Allahü Teâlâ, Nisa: 4/24 âyetini indirdi, dedi. [İmam Celaleddin es-Suyuti, Lubabu’n-Nukul Fi Esbabi’n-Nuzul, Fatih Yayınevi: 1/183.]
Anlatılan olaylara ancak Helal Tecavüz denebilir.
Müslümanlar'ın o çok aşağıladığı Cahiliye Dönemi Arap adetlerinde bile en azından evli olduğunu beyan eden esir kadının ırzına geçmek yokmuş, adam resmen anlatmış işte (Mücamaat, cinsel ilişkide bulunma demektir) esir aldığımız kadınlara tecavüz etmekten utandık ama ayet gelince yaptık diyede eklemiş. Buna cariyeliği kadırmayı istemek mi denir? Yoksa cariye edinmeyi teşvik mi denir? Kimse kusura bakmasın ama bu yapılan savaşlarda Tecavüzü helal ilan etmektir.
Ben burada huzurlarınız da gerek Buhari gerek Tırmızi ve gerekse de tüm hadis ve islam alimlerini yürekten kutluyorum, neyi bulmuşlarsa hiç çekinmeden kitaplarına koymuşlar, günümüz müslümanları ve alimleri gibi kıvırmak ve bu çirkinlikleri örtbas etmek için uğraşmamışlar.
Serdar Kaangil
Yorum Yok