EZAN OKUNUYOR, TV Yİ KAPAT...
İşyerime üç genç bayan girdi ve üç çiğköfte istediler..
İkisi takkeliydi, biri normal...
TV de Neşet'den bir türkü çalıyor, keyifliyim...
Ne yazık ki keyfimin içine bir saniye de etti takkeli şerefsiz..
"Ezan okunuyor, televizyonu kapatın lütfen" ...
Abartmıyorum...Sırtım terledi..Dişlerim kenetlendi...
Küfür ederek, dükkandan kovmama adına kendimle savaşıyorum...
"Siz, peygamber efendimizin ümmetinden değilsiniz herhalde" dedim..
Bir an bocaladı , ne diyeceğini şaşırdı arkadaşına bakarken ;
" Peygamberimiz, Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz, hiç bir koşulda, ezan okunuyor diye televizyonu kapattırmazdı..." dedim...
Şaşkınlıkları tavan yapmışken, takkesiz olanı biraz da gülerek ; "O zaman televizyon mu varmış" dedi...
Ve diğer takkeli ; "Biz sadece inanca saygı bekliyoruz" diyerek, kendince kapak yaptı...
""Siz kendi inancınız gereği ezan dinlemekten hoşlanıyorsunuz...Ben inancım gereği türkü dinlemekten hoşlanıyorum...Siz kendi inancınıza saygı beklerken, benim inancımın üzerinde tepinme hakkını size kim veriyor...Ben saygısızlık ediyorum da, siz benim inancıma çok mu saygı gösteriyorsunuz...""
Dini inançlarla bir türküyü nasıl bir tutabilirsiniz ? deyiverdi...
""Türkü de yalan yok...Riya yok...Masal yok...Sizin dininizde hiç olmayan sevgi var, aşk var, sevda var...
Üstelik Neşet ustada yalancı şahitlik yok, sizin ezanınızda olduğu gibi...""...
"Yalancı şahitlik mi ?"
""Eşhedü enne Muhammeden Resulüllah
(Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehadet ederim)..
Siz Hira mağarasında cebraille muhabbete şahitlik mi etmiştiniz de Muhammedin elçi olduğuna şahadet ediyorsunuz ?..Sizlerin yalancı şahitliğinizi , kafanızda ki takke örter mi sanıyorsunuz ?""...
Bu arada çiğköfteleri yarılamışlardı ki, takkelinin biri "Ben yiyemiyeceğim, kalkalım artık" dedi...Diğerleri bitirelim de kalkarız dediler ve o kişi dışarı çıkıp bir cigara yaktı...
Besbelli "Tüh lan çeneme sıçayım..Nereden dedim tv yi kapat diye" diyordur..
Yorum Yok