AY'A BAKARAK DUA EDİYOR...
Gece....Gökyüzü pırıl pırıl..
Ay tabak gibi selamlıyor dünyayı...
Ve bu muhteşem manzarayı bozan bir şahıs...
Kaldırmış ellerini gökyüzüne ve dönmüş yüzünü Ay'a...
Bir şeyler mırıldanıyor...
Aydan mı yoksa onu yarattığını sandığı hayalden mi bilinmez, bir şeyler diliyor gibi...
Yanına yaklaştım ve "Ne yapıyorsun ?" dedim..
Dua ediyorum dedi..
Allah'ın Ay Tanrısı olduğunu biliyor musun ? dedim..
Saçmalama, allah kâinatın hakimi, ay kim oluyormuş dedi...
Öyleyse neden yüzünü Ay'a dönerek dua ediyorsun ? dedim ve beni altüst eden cümleyi kurdu...
"Peygamber efendimizin ikiye ayırıp tekrar birleştirdiği Ay'da bir hikmet yok mu sanıyorsun ?" dedi..
Konu poka sarmadan sordum...
Sen kadere ve alınyazısına inanır mısın ?
Elbette, kim inanmaz ki...Hepimizin doğduğumuzda kaderimiz bellidir ve alınyazımız asla değişmez dedi...
Seninki de belli mi ? dedim...
Elbette belli dedi..
Madem kaderin belli ve alınyazın değişmiyor, neden dua edip kaderini değiştirmesini istiyorsun ki...
Yarın öleceğin yazılmışsa, bunu değiştirmek için ve ömrünün uzaması için niye dua ediyorsun...
Yani, senin isteğinle kaderini değiştireceğini mi sanıyorsun ?
Sokak lambasının ve de ay ışığının parlaklığında gözlerini gözlerime dikerek ;
"Değiştirmez di mi ?" derken hala havada olan elleri aşağıya sallandı...
Sıkma canını, elbette senin dualarına kayıtsız kalmazdı ve illa ki alın yazını değiştirirdi de, ah bir de olaydı...dedim
ve donup kalan şahsın yanından uzaklaştım...
Belki de canımı kurtarmışımdır, kimbilir...!!!
Yorum Yok