ATATÜRK GERÇEKTEN PUT MU?
Put ne demek?
Tapılan, tapıncak.
İnsan neden, neye tapınır ya da tapınma ihtiyacı hisseder?
“İnanan insanlar” kendisini ve tüm varlığı yarattığına, kendisinden üstün olduğuna inandığı, her şeyi bilen ve gücü yeten, (Alimi Mutlak-Kadiri Mutlak) tek olan bir varlığa tapınır. O yaratıcının yoktan var ettiğine inanır. Adına ne derseniz deyin. İster Allah ister Tanrı ister God, ister Gott, ister Dieu vs. aslolan, O’nun “Yaratıcı” fiilini taşımasıdır. Her toplum Yaratıcıya kendi dillerinde farklı isimler verse de insanoğlu O’na yaratma fiilinden dolayı tapınır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir konu vardır ki o da Yaratıcının insan algılarının şekillendiremediği SOYUT bir kavramdır. Bu soyut kavrama gerek özü gereği gerek korkuları gereği gerek algılama duyularının etkisi ile tapınır. İlahi olan bu yaratıcıya tapınmanın dışındakileri şirk (yaratıcıya ortak) sayar, Puta tapmak olarak algılar ve görür. Aynı zamanda puta tapmayı ilahi ve tek saydığı yaratıcıya ve dolaysı ile kendi inancına hakaret sayar.
Peki, nedir bu ilahi tapınmanın dışındaki putlar? Kısacası insanoğlunun aşırı hırs ile elde etmek istediği maddi değerler için uğrunda emek harcadığı, ölümü bile göze aldığı hemen her şey. Bu bakış acısına göre birçok put sayabiliriz. Para, Kadın, Makam, İnsan, Başarı vs. istediğinizi ekleyebilirsiniz. Belli bir kesim (yobaz olarak tarif edilen) bunların somutlaştırılmasını, heykellerinin dikilmesini put ve günah sayar. Sonra da kırmızı görmüş boğa gibi saldırır. İşin garibi inandığı kitap ve değerlerde heykelin, sanatın put ve günah olarak yazmaması ve görülmemesine rağmen ısrarla kendilerini aldatanlara inanmaya devam etmektedir.
Görülüyor ki insanoğlu hem soyut ilahi bir kavram/varlığa hem de somut varlıklara tapınmaktadır. İnsanların, Yaratıcı olduğuna inandığı, soyut olan bir kavram veya varlığa tapınma inancına, kendisi ile yaratıcısı arasında kaldığı sürece hiç kimsenin söz söyleme hakkı olmasa gerek.
Peki, bu bilgiler ışığında ATATÜRK ve heykelleri bir put mudur?
Atatürk’e inanıp onun Türk Milletine armağan ettiği Cumhuriyeti yaşatmak isteyenler bir puta mı tapmaktadır?
Eğer aklınızı peynir ekmek ile yemediyseniz, sağlıklı bir beyine sahipseniz Atatürk’e put, onun ilke ve inkılaplarını yaşamak ve yaşatmak isteyenlere, “puta tapıyorlar” diyemezsiniz! Yok, eğer Atatürk’ü tanımıyor, hayatını, yaptıklarını, eserlerini, bizlere bıraktığı ülkenin ve Cumhuriyetin değerlerini bilmiyorsanız Atatürk’e put da dersiniz, “ayyaş’ da dersiniz yok da sayarsınız, tarihten de silmeye çalışırsınız. O’nun yolundan gidenlere putperest de dersiniz. Demesine dersiniz de hem üzerinde yaşadığınız ülkeyi, toprakları, Cumhuriyeti hayatı pahasına sizlere armağan eden Atatürk’ü tanımadığınızı hem cehaletinizi hem de ihanetinizi ortaya koymuş olursunuz. Atatürk’ü sıradan bir siyasetçi gibi görüp günümüz siyasetçileri ile kıyaslayamazsınız. Atatürk’ü bilmemek ve tanımamak yani cehalet affedilebilir ama ihanet asla. Cehaletinizi gidermek zor olmasa gerekir. Tamam, günümüzde insanların okumadığını biliyoruz. Bari objektif şekilde Atatürk’ü okuyup anlamaya çalışın. Bakın bakalım “Put” olmak için neler yapmış? Ona put diyenler haklı mı? Dayanakları ne? Başkalarından duyduğunuz kulaktan dolma, saçma, haksız, iftira ve safsatalar ile Atatürk’ü yargılamak ve “put” demek, O’nu sevenleri “putperestlik” ile suçlamak ne kadar doğru? Atatürk’e ve sevenlerine saygınız olmayabilir ama onu kendiniz okumamak, tanımamak ve anlamakla, başkalarından duyduklarınızla yargılamakla asıl kendinize haksızlık ve saygısızlık yaptığınızın farkında değil misiniz? Neden bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olup Atatürk hakkında hüküm veriyorsunuz?
Günümüz bilgi cağı. Artık bilgiye o kadar kolay ulaşılıyor ki… İnternette bir tuş ötenizde. Siz yeter ki bilgiye ulaşmak isteyin. Atatürk, Kurtuluş savaşı ve devrimleri hakkında değerli aydın yazar Metin Aydoğan’ın “Ülkeye adanmış bir yaşam: Mustafa Kemal Atatürk” ve “Ülkeye adanmış bir yaşam: Atatürk ve Türk Devrimleri isimli muazzam eserini okumanızı tavsiye ederim.
Putperest dediklerinize gelince…
Eğer bir insan kendisine, milletine armağan edilen ülkenin, KURTARICI VE KURUCUSU hakkındaki bilgileri gözyaşları içinde okumuş ise, kendisine emanet edilen değerlerin, hakların öncüsü olan şahsiyete minnet ve saygı duymasından daha doğal ne olabilir? Kendisine emanet edilen toprakları ve Cumhuriyeti korumak, kollamak, sahiplenmek duygusu ve bilincinde olan bir milletin, dünya liderlerinin önünde eğildiği, hakkında on binlerce kitap yazılan ve örnek alınan bir ulu önderin sürekli hatırlanması için heykellerinin dikilmesinden daha doğal ne olabilir?
Atatürk öldüğünde bir İtalyan radyosu “Sezar, İskender, Napolyon ayağa kalkın, Büyüğünüz geliyor.” Deyip anons ederek, O’nun büyüklüğünü, önemini, yaptıklarını, değerini görebiliyorsa eğer, bizlerin O’nu anlamayıp, put muamelesi yapmamız ihanetten başka bir şey değildir.
Atatürk’e put diyenlerin iktidarında Paraya, Makama, Güce, İnsana, nasıl tapıp put haline getirdikleri kendileri için ayrı bir handikap.
İlahi put ile maddi putları ayırt edemediğiniz gibi kendi tapındığınız iktidar, para, makam putları ile Atatürk’ü karıştırmayın lütfen. Atatürkçülere putperest diyenler, aynaya baktığınızda gerçek putperestleri göreceksiniz.
Heykellerin içine tükürüp, sanat eseri olarak göremeyip, anlayamayanlardan çok şey mi istiyorum acaba?
Sağlık, akıl ve sevgi ile kalın.
Yorum Yok