TEVRAT VE İNCİL’İN TAHRİF OLMADIĞINA KUR’AN’DAN KANITLAR
Müslümanların, en çok kullandığı cümlelerden biri de “Tevrat ve İncil’in tahrif olmuştur” iddiasıdır. Allah, her nedense, önceki kitaplarını korumadığı, koruyamadığı veya tahrif olmasına izin verdiği için tamamen koruyacağı, Kur'an'ı indirmiştir.
“ÖNCEKİ KİTAP TAHRİF OLDU DİĞER KİTAP İNDİ” İDDİASI
Kur’an’da, “Tevrat ve İncil’in tahrif olduğu için sonraki kitap geldi” diye bir ayet yoktur.
Rad 38: “… Her kitabın bir eceli-vadesi vardır.”
Ayette göre kutsal kitapların süresi, Allah katında zaten bellidir. Bu demek oluyor ki bir diğer kitabın nazil olacağı tarih de bellidir. Kur’an’a göre Tevrat’ta ve İncil’de yeni “peygamberlerin” zuhur edeceği pek çok ayette zaten ifade edilmişken bir diğer kitap tahrif dolayısıyla değil, Allah’ın vaadini yerine getirmesi dolayısı ile nazil olmuştur.
Önceki kitaplara inanan ümmetler, Müslüman ümmetinden daha mı değersiz ki olmuş ve olacak olan her şeyi bilen Allah önceki kitapların tahrif edilmesine göz yumsun?
KUTSAL KİTAPLARIN KORUNACAKLARINA DAİR AYETLER
Kehf 27: “… O’nun sözlerini değiştirecek yoktur...”
Enam 115: “Rabbinin sözü hem doğrulukça hem de adaletçe tamamlanmıştır. O’nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur...”
Hicr 9: “Hiç şüphe yok ki, Kur’an’ı biz indirdik, elbette onu yine biz koruyacağız.”
Müslümanlar, bu üç ayete göre “Kur’an’ın tahrif edilemeyeceğini” söylerler. “Her şeye gücü yeten” Allah bir kitabı koruyacağım derken “o kitap nasıl değiştirilir?”
TEVRAT VE İNCİL İÇİN DE KORUMA SÖZÜ VERİLMİŞTİR.
Yeşaya 40/8 (Tevrat): “Ot kurur, çiçek solar ama tanrımızın sözü sonsuza dek durur.”
Matta 24/35 (İncil): “Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.”
Eğer Allah’ın sözüne gerçekten inanıyorsanız, koruma sözü verildiği için tahrif olamayacağına inandığınız Kur’an gibi Tevrat ve İncil’in de tahrif olmadıklarını kabul etmek zorundasınız. Yok eğer biri Tevrat’tan biri İncil’den olan bu ayetlerde, bir söz verilerek “Allah’ın sözlerinin asla ortadan kalkmayacağı” vaadine inanmayıp, tahrif iddiasını kabul edecekseniz, Allah’ın Kur’an’ı koruyacağına dair deliliniz ne olabilir? Ya da Allah’ın söz vermiş olmasına rağmen gücünün kitaplarını korumaya yetmediğine ve insanların gücünün Allah’ın gücüne üstün geldiğine inanmak durumunda kalırsınız.
Buna ek olarak, Kur’an’dan ilk iki ayette, “O’nun sözlerini değiştirecek yoktur.” denilmektedir. Tevrat ve İncil Allah’ın sözü değil miydi ki Allah bir vahyini korurken diğerini korumasın?
Bakara 136: “Deyiniz ki, “Biz, Allah’a iman ettik ve bize ne indirildiyse İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakup’a ve torunlarına ne indirildiyse, Musa’ya ve İsa’ya ne indirildiyse ve bütün peygamberlere Rablerinden ne verildiyse hepsine iman ettik. Biz onların arasında fark gözetmeyiz ve biz ancak O’na boyun eğen Müslümanlarız.”
Ali İmran 84: “De ki: “Allah’a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O’na teslim olmuşlarız.”
Tevrat ve İncil’in tahrif olabileceğini düşünürken, Kur’an’ın tahrif olmadığına ve olmayacağına nasıl emin olabilirsiniz? Dolayısıyla, Tevrat ve İncil’de de verilmiş olan “koruma sözüne” rağmen bir tahrif iddiası “Allah’ın sözüne olan inancı” zayıflatır. Kur’an’ın aynı kaldığına inanıyorsanız, Tevrat ve İncil’in de aynı şekilde değişmeden kaldığını kabul etmek zorundasınız. Aksi halde Allah’ın sözünü tutamadığını kabul etmek durumunda kalırsınız.
HER ÜMMETİN KENDİ KİTABINDAN SORUMLU OLMASI
Hac 67: “Biz her ümmet için bir şeriat tayin ettik ki, onlar onunla amel ederler…”
Maide 43-48: “43- İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken seni nasıl hakem yapıyorlar...
44- İçinde hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı, elbette biz indirdik... Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kafirlerin ta kendileridir.
45- …Her kim de Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar hep zalimlerdir.
46- O peygamberlerin ardından, yanlarındaki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve ona içinde hidayet ve nur olan, kendinden önceki Tevrat’ı tasdik eden ve Allah’tan korkanlar için bir hidayet rehberi ve bir öğüt olan İncil’i verdik.
47- İncil ehli de Allah’ın ona indirdikleriyle hükmetsinler. Kim, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
48- Sana da önünde bulunan kitapları doğrulayıcı ve onlara bir şahit olmak üzere bu hak kitabı indirdik... Her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat sizi, her birinize verdiği şeylerde imtihan edecek…
Bu ayetlere göre Musevilerin, Tevrat; Hıristiyanların, İncil ve Müslümanların da Kur’an şeriatı ile durumlara, olaylara göre hüküm verilmesidir. “…Her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı…” bunun ifadesidir.
Madem önceki kitaplar tahrif oldu, Allah neden bütün insanlara tek bir ümmet olmayı şart koşmamış? Kitaplar tahrif olduğu için artık Tevrat ve İncil şeriatının geçersiz olduğunu da söylemiyor bu ayetler.
Dahası, madem bu kitaplar tahrif oldu, bazı ayetler değiştirildi ve zehir karıştı, şeriat hükümleri değiştirildi, Allah neden hala “İncil ehli de Allah’ın ona indirdikleriyle hükmetsinler. Kim, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.” deyip ardından da “…Her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik. Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı…” desin? Allah da “İçinde hidayet ve nur bulunan Tevrat’ı, elbette biz indirdik.” demek yerine insanlara o bozulmuş kitaplardan uzak tutmaya yönlendirecek ayetler indirirdi.
ÖNCEKİ ÜMMETLERİN KENDİ KİTAPLARINI UYGULAMAYA DAVET EDİLMESİ
Maide 68: “De ki: Ey kitap ehli! Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça bir esas üzerinde değilsiniz…”
Tevrat ve İncil’de tahrif olmasına rağmen Allah yine de “Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni uygulamadıkça” diye bir ayet indirir miydi?
Nisa 136: “Ey iman edenler! Allah’a, peygamberine, peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin...”
Bakara 41: “Yanınızdaki Tevrat’ı tasdik ederek indirdiğim Kuran’a, inanın; onu ilk inkar edenler siz olmayın, ayetlerimi hiçbir değere karşılık değiştirmeyin ve bile bile hakkı gizlemeyin.”
Ali İmran 3, 4: “O, sana kendisinden öncekileri tasdik edip doğrulayan bu kitabı hak ile indirdi. Daha önce insanlara hidayet olarak Tevrat’ı ve İncil’i de yine O indirdi...”
Ayetlerde görüldüğü gibi her ümmete kendilerine indirilen kitabı uygulaması isteniyor.
TEVRAT VE İNCİL’İN KUR’AN’A TANIK TUTULMASI
Yunus 94: “Sana indirdiklerimizde herhangi bir şüpheye düşersen, senden önce kitap okuyanlara sor…”
Taha 133: “Bir de onlar: ‘Rabbinden bir mucize getirse ya!’ dediler. Onlara, daha önceki kitaplardakinin apaçık delili gelmedi mi ki?”
Araf 157: “Onlar ki, o ümmi peygambere uyarlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılmış bulacakları o peygambere…”
Allah, kitabında delil olarak önceki kutsal kitaplara bakın diyor. Müslümanlar ise bu delillerin tahrif olduğunu iddia ediyorlar. Allah’ın ayetlerini ve delillerini hükümsüz bırakıyorlar. Allah bu kitaplar tahrif olduysa neden önceki kitapları tanık tutsun ki? Allah Muhammed’e tanık olarak gösterecek başka şey mi bulamadı da tahrif edilmiş bulunan Tevrat ve İncil’i tanık tutuyor?
Kur’an’ı tebliğ ettiğiniz kişiye “Tevrat ve İncil bozulmuştur” dediğinizde “Allah gerçekten var olsaydı, verdiği sözü her şeye rağmen tutardı”, demeyecek mi sizce?
Tahrif iddiası, Allah’ın vahyine olan güveni sarsan bir iddiadır ve Kur’an’da da bir dayanağı yoktur.
Post Teizm
Yorum Yok