logo

MARKSİZM DE NEYMİŞ ...

Dostlar, bugün Pazar, bugün beni ilk kez güneşe çıkardılar demeyeceğim, sadece biraz boyumu aşan ukalalığın limitlerini zorlayacağım…

Yakın çevremizde şu sözü çok duyarız…

Özellikle cahiller içinde değil de, kendini sosyaldemokrasinin dayanılmaz hafifliğine kaptıran küçük burjuvaziyi temsil eden , kendinden başka görüşleri küçümseyen tavırlar takınanlar daha çok söylerler..

“Bırak yahu şu Marksisti, onun saçmalıklarını dinleyecek değiliz”…

Evet, beynini kullanan insanlar arasında Marksistlere küçültücü sözleri sadece bizim , bir gün sınıf atlamayı düşleyen küçük burjuva demokrasi havarileri söylerler…

Marksist olabilmeniz için öncelikle tüm yaşamını verdiğini söyleyebileceğimiz “ Kapital “ kitabını okumanız ve özümsemeniz gerekir…

Bu anlamda , devrimciler sosyalistler ve komünistler içinde bile Marksist olanlar azınlıktadır..

Bu güne değin, Kapital adlı bilimsel esere hiçbir yetkin kişi veya kişiler tarafından antitez ortaya konulamamış ve asla çürütülememiştir…

Marks ve Engels, kendinden önce temelleri atılan Diyalektik ve Materyalizm kavramlarını birleştirerek içini doldurmuşlardır…Ve Diyalektik Materyalizmin temellerini sağlamlaştırarak , bizleri insan ilişkilerinin ve de doğanın büyüklüğünün içine sokmuşlardır…

1848 Sanayi devrimi, özünde Küçük Burjuva devrimidir ve devrimler ancak bu kadar olabilir görüşünü benimserler ama Marks buna şiddetle karşı çıktığı için Almanya’dan çıkarılmış ve İngiltere’ye yerleşmiştir…

Evet, fazla uzatmadan bitirelim…

Marx, proletaryanın tarihi rolünü ortaya koymuş ve sosyal devrimin kaçınılmazlığını ve bilimsel bir dünya görüşünü işçi sınıfı hareketi ile kaynaştırmak gerektiği ve sosyalizme varışın kaçınılmaz olduğu sonucuna varmıştır…

Araştırmış değilim, sadece yetkin bir dostumdan aldığım bilgiyi aktaracağım…

Gerek Amerika da, gerekse Avrupa da , çok ciddi kuruluşlara CEO olacak kişilerde aranan ilk özellik, Marks’ın “Kapital” kitabını okumuş olmalarıymış…

“Mış” diyorum, zira sadece duydum…

Ama haklılar…Marx kapitalizmi öyle irdeleyerek içini dışına çıkarır ki, bunları bilmeden Kapitalist bir ülkede büyük bir firmayı yönetemezsiniz…

Örneğin ; bizler bir işyerinde çalışırken, emeğimizin karşılığını almaya çalışırız...Heyhat, boşa bir çabadır...

Zira hiç bir sistemde emeğinizin karşılığını alamazsınız...

Sadece İşgücünüzün, yani beyin ve kas gücünüzün karşılığını istersiniz...

Daha işe başlamadan, işgücünüzü patrona satarsınız ve akşama kadar çalışıp, sattığınız işgücünün parasını istersiniz...

Aldığınız paradan fazlasını üretirsiniz ve ona da patron el koyar ve buna da "Artı değer sömürüsü" denir...

İşte kapitalistlerin Marks'a saldırmalarının en temel nedenlerinden biri de budur...

İnsanlara olur olmaz yerlerde “Marksist” diyerek akıllarınca küçümseyen kişileri boş verin…

Ömrümü proletaryaya ve devrime adadım ama Marksist olabilmenin daha yanından bile geçemedim…

Ne Kapitali, ne de Ekonomi Politiğin Temelleri başlıklı kitapları , beynimin kavrayamayacak kadar yetersiz olmasından ötürü bitiremedim ve öğrenemedim..

Şimdi ise, evimin yolunu şaşırıyorum, onları nasıl okuyup anlayabilirim ki…

Ama okuyup anlayanların önünde saygıyla eğilin…

Zira Maksizm zor zanaattir, herkesin başarabileceği bir şey değil…!!!

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.