logo

İNANDIĞIN DİNİ BİR ARAŞTIR BE...

SEVGİLİ MÜSLÜMAN KARDEŞİM…

İnsan, inandığı dinin; kaynağını, tarihini, ilgili kişileri, emir ve söylemlerini, doğruluğunu, aklına takılan soruları araştırmakla ve bilmekle mükelleftir. Bunu yapmadan inanmaya devam ediyorsa, aklını kullanmıyor, aklını kullandırıyor, bilmeden inanıyor demektir! Bunun adına körü körüne inanma denir.

Dünyevi herhangi bir konuda, Müslümana desen ki şöyle şöyledir, hemen araştırmaya koyulur, kılı kırk yarar. (Örneğin ev, araba alırken, kız alır verirken, iş kurarken) Ama nedense aynı şeyi inandığı dini için yapma gereği duymaz. Halbuki inandığın din ile ömür geçiriyorsun. Dinin ne diyorsa onu yapıyor ve hayatına uyguluyorsun. Artık hayatına inandığın din yön veriyor!

DÜNYEVİ KONULARDA BELGE, DELİL VE İSPAT ARAYAN, ARAŞTIRAN, SORUŞTURAN MÜSLÜMAN; NEDENSE AYNI BELGE, DELİL VE İSPATI DİNİ İÇİN İSTEME, ARAMA, SORMA GEREĞİ DUYMAZ!

Meal hatalarını aklama gayretiniz, inandığınız dininizi aklamaz. Size bir şeyler katmaz. Sizdeki, vicdanınızdaki sorulara cevap olmaz. Kendinizi oyalamaktan ve kandırmaktan başka bir işe yaramaz.

Öncelikle Kur'an'ı Türkçe okuma, İslam tarihini, siyeri ve hadisleri okuma ve anlama yoluna giriniz. Hatta Kur'an'ın nüzul sırası ile olaylara yaklaşınız. Konular ve olaylar ile ilgili hadisleri kesinlikle göz ardı etmeyiniz.

Düşünen, sorgulayan, araştıran insanlar, inanın bana soru işaretleriniz bir bir kaybolacak, kaybolan her soru işareti sizde aydınlığa, gerçeğe yakılmış bir ışık olacak. Sizde yeni soru işaretleri ve ufuklar doğuracak. İnancınız ve dininiz adına bütün bildiklerinizi gözden geçirmek zorunda kalacak, korkularınızdan kurtulacaksınız.

SİZ YETER Kİ KÖRÜ KÖRÜNE İNANMAK MI YOKSA BİLEREK İNANMAK MI İSTEDİĞİNİZE KARAR VERİRİN.

Ancak size bir tavsiyem var. ADİL OLUN VE İSLAM'I İLK DEFA, YENİ DUYMUŞ GİBİ DAVRANIN. KESİNLİKLE VE KESİNLİKLE ARAŞTIRMALARA ÖNYARGISIZ, TEMİZ BİR ZİHİNLE BAŞLAYIN. İNANDIĞINIZ DİNİ DOĞRULAMAK DEĞİL DOĞRUYA ULAŞMAK İÇİN GAYRET GÖSTERİN. Sonunda pazılı tamamlamış büyük resmi görmenin huzuruna ermiş olacaksınız.

KUR'AN’I HERKESİN FARKLI ANLAYIP YORUMLAMASI…

“Tanrı” bir ise gönderdiği din de bir olmalıdır. “Bir olan tanrının” birden çok dini olamayacağı gibi bir dinin de birden çok “tanrısı” olamaz! Çok din olması, kararsız, yanılmış ve güçsüz bir Tanrı demektir! Herkesin farklı anlayıp, yorumladığı bir kitap, ilahi olabilir mi? Her kitapta ve her topluma farklı emir veren Tanrı olabilir mi? Sözde yaratıcı hem herkesi tek bir kitaptan hesaba çekecek, imtihan edecek ama birçok kitap gönderecek hem de her bir kitabı herkesin farklı anladığı şekilde gönderecek! Sözde yaratıcı, insanları farklı dillerde yaratıp, sonra bütün insanları tek dilden hesaba çekecek! Sence ne kadar gerçekçi ve akılcı? Almanca bilmeyen Türk öğrencilerini, Almanca sorular ile sınava tabi tutabilir misiniz? Ya da Türkçe bilmeyen Çin öğrencilerini Türkçe sorular ile sınava tabi tutabilir misiniz?

Sözde her şeye muktedir bir yaratıcı, herkesin aynı şeyi anlayacağı ortak bir dil yaratamaz mıydı? Elbette yaratabilirdi. Yarattıysa eğer işte o AKILDIR, VİCDANDIR, ADALETTİR, BİLİMDİR, SEVGİDİR!

SORGULAMA VE ORTAK DİL

Soru üstüne soru sordukça gerçekler tek tek açığa çıkacaktır. Okurken, soru sorarken, araştırırken, cevap verirken tek kriteriniz ve ölçünüz; tarafsız AKIL, VİCDAN, ADALET, BİLİM ve SEVGİ OLMALIDIR! Sorguladığınız şeyi, aklınız kabul etmiyorsa, vicdanınız sızlıyorsa, adil gelmiyorsa, bilim yalanlıyorsa, bilin ki o sorguladığınız yanlıştır.

İŞTE BU AKIL, VİCDAN ADALET ve SEVGİ “YARATICININ”, İNSANLIK İÇİN ORTAK DİLİDİR.

Sağlık, akıl ve sevgi ile kalın.

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.