HER ŞEY YALAN....
Mapus damında adama mektup gelir ve kişi bir an tahliyesi gelmiş gibi sevinir...
Okur okur okur ama dışarıya çıkması ile ilgili hiç bir umut yoktur...
Yapacak bir şeyi olmayanların yaptığını yapacakken, yani içine kapanacakken, aklına bir hinlik gelir ve başlar bağırmaya...
Heyyy dinleyin, eniştemden mektup geldi ve bize sevinçli haberi en sonunda verdi...
Af yasası Meclise gelmiş ve görüşülmeyi bekliyormuş...
Bütün koğuşta bir sevinç, bir umut, bir mutluluk ki sormayın gitsin...
Ve bu olay tüm cezaevinde çalkalanır ve herkes çeşitli yorumlar yapar..
Kaç yıllık af çıkacağından, müebbetliklere ne kadar yansıyacağına kadar her şey konuşuldukça bir çığ gibi büyüdükçe büyür...
Ve bu durum, cezaevi yönetimine kadar gider ama onları ilk elden etkileyen bir şey yoktur...
Ve bu çalkantı, bir ay kadar sürer ve bir gün ser gardiyan koğuşun kapısından müjdeyi verir...
Af yasası kesin olarak Mecliste ele alınmaya başlamıştır...
Ve eniştesinden aldığını söylediği ve yaydığı yalan haberi, şimdi gardiyanlardan duyunca öyle sevinir ki, mutluluğunu gizleyemez...
Oysa, gerçekte öyle bir çalışma yoktur ve herkes olmasını istediği için bu lanet yalana içtenlikle inanmışlardır...
Ne af yasası vardır ortalarda, ne de Mecliste görüşülmesi söz konusudur...
Yalan, dünyayı dolaşamasa da , cezaevinin tüm koğuşlarını ve de hücrelerini ve mahkumlarını dolaşmıştır...
Ve dolaşırken, herkes içinden geçenleri sanki gerçekmiş gibi bu yalanın içine katmıştır...
1400 yıl önce adamın biri kendisinden 15 yaş büyük eşinin talimatıyla bir mağaraya girer ve iki ay gözlerden uzak kalır, saklanır...
Operasyon nitelikli insanlarca organize edilmiştir ve mağaradan çıkınca kendisini peygamber olarak lanse edecektir ve Museviliğin alt mezhebi olan Hristiyanlığın arap yarımadasında hızla yayılmasına engel olmak için, Museviliğe bir mezhep daha ekleyecek ve İsa denen animasyonun önünü kesecektir...
Ve mağarada ki adamın, maceraları öylesine dilden dile anlatılmaya başlanır ki, yalan dünyayı dolaşmaya başlamıştır bile...
Ve bir ayda cezaevini alt üst eden yalanın ; 1400 yılda dünyanın en geri bıraktırılmış bölgelerinin ırzına geçmesi ve iğdiş etmesi hiç de zor olmamıştır...
Ve şimdi bunun yalan olduğunu kesinlikle bilenler ; yalana inanarak ahmaklığın dayanılmaz hafifliğinde raks ederek, göğsü turunç bakirelere kavuşmanın heyecanını yaşayanlara , bunun yalan olduğunu ve tahliye olamayacaklarını anlatmaya çalışıyorlar..
Kendini elçi ilan eden adam mağaradan çıkınca , kendisine olmayan Ay Tanrısının, olmayan meleğinin gelerek, Tanrının elçiliğini muştuladığını söyler ve bu alemin kralı benim diyerek yandan çarklı olarak yürümeye başlar...
Kraldır, zira bir Yahudi işkadını olan eşinin servetine konmuştur...
İşte her melanetlik burada başlamıştır..
Gömleğin düğmesi en yukarda yanlış iliklenmiştir...
Artık düzelmesi söz konusu bile değildir...
İşte tüm bu gerçeklerin ayırdında olanlar ve her şeyin birer animasyon ve yalan operasyonu olduğunu bilenler, gömleğin düğmesini düzeltmeye çalışmıyorlar ; insanların üzerine giydirilen deli gömleğini tamamen çıkarıp atmayı ve insanları özgürlüklerine kavuşturmaya uğraşıyorlar...
Ben köleliğimden memnunum, özgür olmak istemiyorum diyenlere artık yapacak bir şey kalmıyor...
Yorum Yok