logo

HER BALIK AYNI OLTAYLA AVLANMAZ...

HER BALIK AYNI İĞNE, OLTA VE YEM İLE AVLANMAZ.

Çok önemli hatta bana göre en önemli konuyu anlatmaya ve aktarmaya çalışacağım.

Kendisini dinden kurtardığını söyleyenlerimizin bile şöyle dediğini duyuyor, okuyor ve görüyorum.

Yaşar Nuri, İhsan Eliaçık, Cemil Kılıç gibi ilahiyatçıların, İslam dinini daha doğru anlattıklarını veya halkı bu şekilde dogmalardan, hurafelerden kurtardıklarını iddia ediyorlar ve bu yanlışı, yanılsamayı savunuyorlar.

HİÇBİR DİN ADAMI HALK İÇİN MÜCADELE VERMEZ. Onun tek düşüncesi ve amacı kendi çıkarları ve rahat yaşamıdır. Din kendisi için bulunmaz bir kaftandır. Türkiye gibi bir toplumda, din üzerinden elde ettiğini, başka hiçbir şey üzerinden elde edemez.

Basit bir örnek veriyorum. Bu yukarıda isimlerini saydığım ve kendileri gibi birçok ilahiyatçı daha şöyle diyor; “Ateistler bilinçli, onurlu, dürüst ve adil insanlardır.” Peki, madem öyle neden insanların dinsiz olmalarının önünü kesiyor, buna engel oluyorsunuz? Bu söyledikleriyle yaptıkları arasında bir çelişki yok mu?

İhsan Eliaçık şöyle diyor; “İnsanlar artık sorguluyor, dini terk ediyor, ben en son durağım, eğer bende de ikna olmaz ise kişi ateist oluyor.”

Madem ateistler iyi, onurlu, namuslu, dürüst ve adil kişiler, o halde insanların ateist olmalarının önünü kesmek için neden uğraşıyorsun?

Bunların görevi, Türk milletini dinden kurtarmak değil, DİN DE BIRAKMAKTIR. Bunların hepsi aynı. Hiçbir din adamı bir diğerinden daha namuslu, ahlaklı, bilgili vs. değildir. Sadece biri diğerinden daha kurnaz ve biraz daha entelektüel tarafı vardır. HEPSİ KENDİ KİTLESİNE HİTAP EDER.

Batı aydınlanması nasıl olmuştur? “Aydın ve Aydın” kitabı İlhan Arsel’den mutlaka okuyun ve gerçekleri görün, öyle düşünün.

BATILI AYDINLAR “ASLINDA İSA ÖYLE DEMEK İSTEMEMİŞTİR, İNCİL FARKLI VE YANLIŞ YORUMLANIYOR, OYSA ANLATILMAK İSTENEN ŞÖYLEDİR.” DEMEMİŞ, DİREK DİNE KARŞI SALDIRMIŞLAR VE “İSA YALAN SÖYLEDİ, İNCİL BİR TANRI TARAFINDAN GÖNDERİLMİŞ BİR VAHİY DEĞİL, UYDURMA BİR KİTAPTIR.” DEMİŞLERDİR.

Neden bu kadar çok din adamı var, hiç düşündün mü?

Neden hepsi Kur’an’ı farklı anlıyor ve yorumluyor?

Neymiş “bir kelimesi 20 manaya geliyormuş”

Bu en büyük yalanlardan biridir.

Bir kelime 20 manaya gelmez. Ama bir konuyu anlatmak için 20 kelime kullanılabilir.

Örnek veriyorum; Al-kırmızı, ak-beyaz, kıymet-değer, baş-kafa, cevap-yanıt, aciz-güçsüz, yıl-sene vs. gibi. Hatta birçok kavramı anlatabilmek ve tarif edebilmek için ikiden fazla kelimeler de mevcuttur. Burada sadece iki farklı kelime ile örnekledim.

Bir konuyu daha belirteceğim. HİÇBİR İLAHİYATÇI ARAPÇA BİLMEZ!

Evet bunu iddia ediyorum. Hiçbiri Arapça bilmez, neden mi?

Şimdi ne yaptıklarını anlatmaya çalışacağım. Bu sahtekarlar Kur’an’ın arapçasını ezberlerler. Tüm Kur’an değil ama bazı bölümleri hafızalarındadır. Bazılarını da açıklamasına bakarak tercümesini yaparlar. KUR’AN ARAPÇASI BUGÜN HİÇBİR ARAP ÜLKESİNDE KONUŞULAN BİR DİL DEĞİLDİR!

SİZ HİÇ İKİ İLAHİYATÇIYI ARAPÇA KONUŞURKEN, TARTIŞIRKEN DUYDUNUZ MU? GÖRDÜNÜZ MÜ?

Ben bunu 3 farklı kişide (imam) denedim. Kendilerine dedim ki; “Kur’an’ı alacağım ve rastgele bir sayfasını açacağım. Siz arapça okuyun ve okurken bana tercüme edin. Ben Türkçesini yazacağım, daha sonra size yazdığımı okuyacağım, siz arapçasını yazacaksınız ve Kur’an ile karşılaştıracağım. Bir de diğer imam ile arapça konuşacaksınız?

Hiçbiri yapamadı, şöyle dediler, “biz arapçayı ezbere biliriz, ama konuşma konusunda hiçbirimiz arapça konuşamayız” şimdi anladınız mı? İnanmayan denesin ve görsün.

Hepsi bırakın arapça, Türkçe Kur’an’ı bile okumamış bu cahil halkı kandırmaktadır.

Ve bunların hepsi aynı kitabı, aynı dini anlatmalarına rağmen, hepsi farklı farklı şeyler söylüyorlar; sizce neden? Çünkü herkesin zeka düzeyi farklılık içerir ve bu yüzden herkese göre bir din adamı gereklidir. Dini nasıl anladığının, nasıl yorumladığının ve nasıl yaşadığının hiçbir önemi yoktur. ONLARIN TEK İSTEDİĞİ ŞEY DİNİ REDDETMEMENİZDİR.

BU YÜZDEN BİRÇOK DİN ADAMI VE KUR’AN ÇEVİRİSİ VARDIR.

YANİ HALK ANLASIN DİYE DEĞİL, AKSİNE ANLAMASIN DİYE.

Türkiye’de birçok cemaat birbirinden farklı giyinir ve yaşar. Herkes bir diğeri için şöyle der; “Onlar gerçek Müslüman değil, onlar gerçek İslam’ı yaşamıyor.” Herkes bunu savunur ve herkes bu yanılsama içerisinde inanmaya devam eder. Fakat hiç dikkat ettin mi? BU KİŞİLER VE GURUPLAR BİRBİRİLERİNE HİÇ SALDIRMAZLAR. “BENİM DİNİMİ BÖYLE YORUMLAYAMAZSIN, DİNİME ZARAR VEREMEZSİN, DİNİMİ KİRLETEMEZSİN” DEMEZLER!

“Onlar öyle anlıyor, öyle yorumluyor, öyle yaşıyor, cennete onlar değil ben gideceğim derler.”

Ama bunu onlar da diyor. Onlar da kendilerinin cennete gideceğine ve senin gitmeyeceğine inanıyor. Sen ve diğerleri birbirinize bu anlamda saygı duyuyorsunuz. FAKAT HİÇBİRİNİZ DİNSİZLERE SAYGI DUYMUYORSUNUZ, DUYAMIYORSUNUZ, ÇÜNKÜ YALANLA YAŞAMAYA ÖYLE ALIŞMIŞSINIZ Kİ, GERÇEKLERİ DUYDUĞUNUZDA ÇILDIRIYORSUNUZ.

DİNİ BU KADAR KEYFİ TERCÜME EDENE SES ÇIKARMIYOR AMA DİNSİZİ KATLEDİYORSUNUZ! BUNUN NEDENİ BİLGİSİZLİĞİNİZDİR. BİLGİSİZLİĞİNİZİN NEDENİ, KUR’AN OKUMADAN İNANIYOR VE TAPIYOR OLMANIZDIR.

“Boş ver! Her şeyi düşünürsen bu kadar, sorgularsan kafayı yersin.

Bir yerde bırakacaksın abi, boş ver takma kafana...

Hem ona inanma, buna inanma, neye inanacaksın?

Bak din adamları zaten anlatıyor.”

Her din adamını (yorumcuyu) bir balıkçıya benzetebilirsiniz.

Bu balıkçıları şöyle düşünün?

Onların görevi insanları dinde tutmaktır.

İhsan Eliaçık, Yaşar Nuri, Caner Taşlaman vb. laik kesimi İslam dininde tutmak için görevlidirler. Cübbeli Ahmet ve Nihat Hatipoğlu zeka düzeyi daha düşük olanları dinde dinde tutmak için.

Her insanın bilgi dağarcığı, kapasitesi, algılama derecesi farklıdır.

Mesela Cübbeli Ahmet’in dinsel yorumlarını anlayacak kitle (müşterisi) bellidir.

Yaşar Nuri’nin kitlesi (müşterisi) bellidir.

İhsan Eliaçık’ın kitlesi (müşterisi) bellidir.

Nihat Hatipoğlu’nun kitlesi (müşterisi) bellidir.

Caner Taslaman’ın kitlesi (müşterisi) bellidir.

Her bir din adamının kendi sürüsü (müşterisi) vardır.

Bu sürüleri oy devşirmek ve siyasilere rant karşılığında satmaktır görevleri.

Türk milleti böyle uyutulur, soyulur, güdülür ve kandırılır.

Her biri elindeki oltaya yakalamak istediği balığın iğnesini takmış ve insanları bir bir avlamaktadır. Balıklar (insanlar, müşteriler) birinden kaçsa diğerine yakalanmaktadır. Zaten amaçta budur.

YANİ ASIL AMAÇ, TÜRK İNSANINI İSLAM DİNİNDE (SÜRÜDE) TUTMAKTIR.

İslam’ı nasıl yorumladığın, nasıl anladığın, nasıl yaşadığın önemsiz.

Tek sorun sakın ola ki inkar etme!

Sömürü düzenine çomak sokma, yoksa ölürsün.

Turan Dursun bu yüzden katledilmiştir.

Atatürk ne diyor?

“Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, Allah'la mütevekkil kılacak, derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.

Türkler, arapların dinini kabul etmeden evvel büyük bir milletti. arap dinini kabul ettikten sonra Türk milletinin milli rabitaları (bağları) gevşedi; milli hisleri ve heyecanı uyuştu.

Türk milleti, bir kelimesinin manasını bilmediği halde, Kur’an’ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.

Arap oğlu Muhammed’in YALANLARINI Türk oğullarına öğretmek için Kur’an’ı Türkçeye tercüme ettireceğim ve böylece de okutturacağım! Ta ki, budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler! …”

Kemal Atatürk

 

M.Ali Akel

 

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.