logo

ATEİZM BİZİ KÖKTEN DEĞİŞTİRDİ....

Ateizm beni kökten değiştirdi. Materyalizm ise tüm algı ve yorumlarıma egemen oldu. Unuttum eski Ben'i. Silindi gitti onca yaşantı ve anı.

Ama arkadaşlar... Bazı şeyleri hatırlıyorum.

Aaah çocukluğumun ve ilk gençliğimin ramazanları. Mis gibi kokan pideler. Zengin sofralar. Açlıktan kıvranmasına rağmen gülümseyen aile bireyleri ve komşular. Alacakaranlık çöktükçe gözlerdeki o heyecan...

İftar duası ve okunan Kur'an eşliğinde yenilen leziz yemekler.

Aaah nasıl da içimizi huzurla dolduruyordu hafızın okuduğu tüm o sureler. Hoş anlamıyorduk ne dediğini, merak da etmiyorduk ama güzeldi işte.

O dini bayramların ve kandillerin bizlere yaşattığı heyecan ve mutluluk!

Dinimiz, inancımız güzeldi. Evet evet, İslam güzeldi. Yüreklerimizi sevgi ve mutlulukla dolduruyordu.

Neden sonra gerçeği keşfettim. Çok ağırdı gerçekler, kaldırmakta çok ama çok zorlandım. Hazmetmek çok zor geldi. Sert bir tokat gibi yanaklarımda patladı gerçekler ve canımı yaktı.

Meğer sevgiyle dolu olan bizlermişiz...

Yaşadığımız tüm o mutluluğun kaynağı bizlermişiz.

Meğer İslam değil, bizim içimizdeki iyilik ve hoşgörüymüş duyumsadığımız şey. İnandığımız, sığındığımız, mutluluk ve huzur kaynağımız sandığımız din hakkında hiçbir fikrimiz yokmuş.

Hayır hayır, duyumsadığımız o mutluluk ve huzurun kaynağı İslam değildi. O gerçekte kötülüğün ta kendisiydi. Tutarsız ve agresif. Akla, mantığa ve vicdana aykırı. Şaşılacak derecede çağ dışı!

İyi olan bizlerdik, inancımız değil... Saf, hoşgörülü, temiz ve bilgisizdik, tipik Anadolu insanlarıydık! Anladım ki mutluluğumuzun kaynağı buydu aslında.

Yanılıyorduk üstelik. Kendi içimizdeki iyiliğin inancımızdan kaynaklandığını sanıyorduk, Cumhuriyet'in ve laikliğin yarattığı nispeten özgür ortamı da inancımızın sözde hoşgörüsüyle bağdaştırıyorduk.

Oysa gerçeği kavramamız için inancımızın kitabını ana dilimizde okumamız ve komşu coğrafyaların haline bakmamız yeterliydi. Bu kadar basitti işte. Heyhat çoğumuzun aklına gelmedi veya cesaret edemedik.

Nonteist arkadaşlarım beni anlayacaklardır... Gerçeğin farkına vardığınız an inandığınız her şey yıkılıyor. Derin bir üzüntü, öfke ve hayal kırıklığı benliğinizi ele geçiriyor ancak her yara gibi bu da zamanla kabuk bağlıyor, sonra tamamen iyileşiyor.

... ve anlıyorsunuz;

Mutluluk ve huzurun kaynağı insanın içindeki iyilik ve temizliktir. Dinler, batıl inançlar veya hurafeler değil, hayır asla!

Bu gerçek mutluluk ve huzur da ancak akıl, mantık ve bilgiyle yaşatılabilir bence. ????

(Demet Ergin)

Yorum Yok

Yorum Yapabilirsiniz

Kısa süreliğine yorum sistemi kapalıdır.